22 Kasım 2016 Salı

TERASTAN HABER VAR


Şehirdeki  arılığım... :)

Evimin terası....


Kızlarım hazırlığını iyi yapmış ...


Stoklarını tam yapmışlar.Yavru alanı her iki çıtada da bu kadar devam ediyor.


Yukarıdaki çıtalar bu koloniye ait.İki çıta arı mevcutu var.


Bu yıl sarıca tuzaklarım işe yarıyor.Fakat yine de ilginç olan bazı tesbitlerim var.Mesela;Fantayı tercih ederken kolaya hiç ilgi göstermiyorlar.


Bu yıl kışlama moduna girerken tekrar eski tarzıma döndüm.geçen yıl strafor kovan ile ilk defa kışlama yapmıştım.Strafor kovanda aynı ahşap kovan gibi kış boyu içeride nem yaptı.Geçmiş yıllarda ahşap kovanlarda bu sorunun üstesinden gelmek için üstte çuval , yan boş bölümde ise yine aynı şekilde gazete kağıtı koyuyordum.Çok faydalı olduğunu söyleyebilirim.


Strafor kovan üstüne kontrplaktan bir örtü tahtası kullanıyorum.Geçen yıl yaptığım gözlemlerde bunun yeterli olmadığını gördüm.Bu yıl ilave tedbir olarak üstüne bir kat olarak naylon ilave ettim.Bu sayede naylon ile kontrplak arasında oluşan ara hava  katmanı ek bir yalıtım sağlayacaktır.


Arılığımın kış örtüsü.Ağaçlarımın yaprakları yerleri gelin gibi süsledi.Her mevsim elbette hoşuma gidiyor ama İlkbahar ve Sonbahar bir farklı.Bir mevsim yaşamı diğeri ise ölümü anlatıyor....Anlayana tabii....


*******************

Hazan mevsimindeyiz....

Arılarım son hazırlıklarını da yaptılar.Şuruplamayı geçen hafta sonlamıştım.Keklerini de bu hafta aldım.Artık bu saatten sonra havanın iyice kış moduna gireceğini düşünüyorum.Kış uzak değil gibi.

Bir de ana arının da bir müddet dinlenmesi lazım.İyi gelir düşüncesindeyim.Bir veya bir buçuk ay gibi tekrar kovanda yumurta faaliyeti başlayacak.

Bu hafta bakım bittiğinde içim kıpır kıpır oldu.

Kızlarımın bütün eksiklerini tamamlamanın verdiği huzur inanılmaz bir haz.Ayrıca kovanlarımın mevcut pozitif görünümü de beni gelecek sezon için mutlu ediyor.Sonbahar boyunca verdiğim emeğin karşılığını almak güzel bir duygu.

Geçen yılın mevcut ortalamasının altında kışa girmiş olsam bile bu yıl umutum geçen yıldan daha fazla.

2017 sezonu bal rekoltesi üst seviye de yaşayacağımız bir yıl olarak düşünüyorum.Yıllardır yaptığım gözlemlerim bana gösteriyor ki ; Türkiye de bal her yıl farklı bölgede verimlilik arzediyor.Bir bakıyorsun bir yıl Erzurum bölgesi inanılmaz rekolte yakalamış , bir sonraki yıl bakıyorsun Antalya bölgesi sonraki yıl yakalamış derken bu böyle her yıl değişkenlik arzederek devam ediyor.Ortalama da ise verimin aynı bölgeye tekrar dönmesi 7 ila 10 yıl arasında oluyor.

2017 sezonu benim bölgemin sezonu olacak diye düşünüyorum.Bu yıl kış hazırlıklarımı da bu çerçeve de yapacağım inşallah.

***
Uzun zamandır terastan haber yapmadım.

Her sezon adet olduğu üzere , arılığımın en zayıf kolonilerini şehirdeki evimin terasında barındırıyorum.Bu yıl ufak bir istisna yaptım.5 ve 7 çıtalık iki koloniyi de terasta bıraktım.

Şuan itibariyle bu iki koloni hariç diğerleri 0,5 ila 2 çıta arı mevcutu arasında .Onlara yazlıktaki kolonilerim kadar ilgi gösterememiş olsam bile artık onlarda son viraja girdiler.Örtü bez değişimi , son şuruplamalar ve keklerin alımı derken artık onlarında işi bitmiş olacak.

Özellikle bir kaç yıldır terasta sarıca arılar kolonilerim için büyük tehdit oluşturuyorlar.Kuvvetli koloniler için sarıca arı bir tehdit olmaktan uzak.Fakat benim buraya her yıl en zayıf kolonileri getirdiğimi düşünecek olursak , kolonilerime çok hasar veriyorlar.

Kovan savunması olmayınca sarıcalar içeride cirit atıyorlar.Yağmalaya ve son olarakta arılarımı teker teker yemeye devam ediyorlar.

Önceki yıllarda sırf bu sebepten baya bir koloni kaybım oldu.

Bu yıl aldığım önlemler daha etkin.Bilinen sarıca arı tuzaklarını geçen yılda kurmuş ama etkili olamamıştım.Ne hikmettir bilinmez bu yıl kurduğum tuzaklardan sadece ikisine düzenli vuruyorlar.

Tuzakların içinde kola,fanta ve ekşimiş şurup kullandım.Aslında ben ekşimiş şurupun daha etkili tuzak olmasını beklerdim ama nedendir bilinmez ama çok yetersiz .Kolaya ise hiç ilgi göstermediler.Şuan sadece iki tuzağa yakalanıyorlar.Onların içinde ise fanta var.

Tuzağa onlara Sarıca arı yakalanmış olsa da bir türlü sonlarını getiremiyorum.Keşke şu fare tabletleri gibi bir ilaçım olsa bunu yiyen sarıca onu yuvaya getirse de tüm yuvayı anında çökertsem....

Elbet bir gün o da olur...

SLM ve Muhabbetle...



14 Kasım 2016 Pazartesi

SONBAHARIN SON AYINDAYIZ


Arılığımın panoramik bir görüntüsünü almaya çalıştım hala tamamını içine alabilecek güzel bir resim çekemedim.


Strafor ruşetlerimi her yıl üstten şurupluk ile besliyordum.Bu yıl yalıtımın daha iyi olacağına kanaat getirdiğimden ilk defa kayık şurupluk kullanmaya karar verdim.Kovanlarımın üstten hava akışı olsun istemiyorum.


Petek raflarım.Geçmiş yıllarda bütün yıl burada saklıyordum.Fakat bu yıl fırsat buldukça hepsini katlı kovanlar halinde saklıyorum.Burayı ise geçici kullanmayı düşünüyorum.


Telli petek rafına göre böyle katlı saklamının avantajı ise , peteklerim daha az toza maruz kalıyor.Yıl boyu açıkta kalması dolayısıyla orman içinde bile olsa bir miktar toz olabiliyor.


Eritilmeyi bekleyen miadı dolmuş petekler.Hala hafta sonları yeterli zamanım yok.İlk fırsatta mumları eritmeye çalışacağım.Arkasından arılıkta tekrar düzen ve tertip oluşturmaya çalışacağım.Şimdilik biraz dağınık.


Test kovanı.

Nadiren de olsa test yaparım.Aslında daha sık yapmam lazım...

Bu petekler sağım arkası terk yapmış bir kolonide kalmıştı.Tabii ben de tatilde olunca mum kurdu boşluktan istifade etti.

Üstündeki yapraklar ceviz yaprağı.


Peteğin bozulmuş hali Eylül başında bu idi.Yine aynı şekilde kalmaya devam etmiş.


Bu da diğer bir örnek petek.Bunun gibi toplam sekiz mum güvesi olmuş sekiz petek.

Bunların hepsini bir kovanın içine koyup üstüne ceviz yaprağı koydum ve kapattım.Acaba güve içeride gelişmeye devam edecek miydi ?



Kolonilerden çıkardığım üst şuruplukları ben temizleyemeye üşenince işi kızlarıma havale ettim.Onlar yalaya yalaya temizlerler artık ::))


Ballı çerçevelerimi de uzun bir müddet yine bu raflarda saklıyorum.Günlük bakımlarda hem gözümün önünde oluyor hem de bozulmuyor. İşim bittiğinde ise onları da yine katlarda saklıyorum.


*******************

Rahat hafta sonlarımdan birisini daha yaşadım.Acil işler listesinde çok fazla işim kalmamıştı.Rutin haftalık bakımlarda yapılması gereken kovan örtüleri ile ilgili işler kalmıştı.

Çok uzun zamandır naylon kullanıyorum.

Şurupluk olarakta yine yıllardan beri üstt şuruplukları tercih ediyorum.Buna sebep ise gece besleme kolaylığı ve de daha az arı ölümüne sebep olması gibi.

Strafor ruşetlerim bu yıl içeri su kaçırmaya başlayınca çözüm şart oldu.Ayrıca ben arının üstten hava sirkülasyonuna maruz kalmasına şiddetle karşıyım.Kovanlarımın kapaktan havalandırması olmasa da kapak birleşme boşluklarından bir şekilde hava kaçışı oluyordu.Bu na sebepde üst şurupluk için örtü naylonun da açmış olduğum delik.Kayık şurupluk koyarak tüm kolonilerin kapaktan hava sirkülasyonun minimuma indirdim.

***

Petek saklama şeklim neredeyse yıllardan beri aynı.Özel olarak yaptırdığım raflarda saklıyorum.Buraya sığmayanları ise katlı kovanlarda saklamayı tercih ediyordum.

Petekleri üç kısma ayırıyorum.

İlk kısım , ballı polenli olan petekler..

İkinci kısım , İlkbaharda ve kat atma safhası dahil verebileceğim petekler...

Üçüncü kısım ise , nektar akımında vereceğim petekler.

Alttan tam boy ızgarası olan kovanımın alt çekmecesini tamamen açıyorum.Diğer her tarafı kapalı.Üstüne katları olabildiğince üst üste koyuyorum ki bu yapı hava emişi yapabilsin.İçeride  oluşcaak iyi bir hava akımı , petekler üzerinde yaşamaya çalışacak her türlü canlıya müsaade etmeyecektir.

Arıcılığa ilk başladığım yılda peteklerimi ceviz yaprağı ile saklamıştım.Hiç petek kaybı yaşamamıştım.

Fakat sonradan ne olduysa kaşıntım mı  tuttu nerden bilemem ama bir sürü değişik saklama yöntemleri denedim.İlaçlı ilaçsız vesair.

Hepsinde de kayıp verdim.

Ne zaman ki petek raflarını kullanmaya başladım , kayıplarımda bir son buldu.

Uzun yıllardan sonra ilk defa bu yıl ceviz yaprağına geri döndüm.Gerçi rafta ve katlı saklama da bir kaybım olmuyordu.Yine aynı sistem tek fark ilave olarak her katın arasına ceviz yaprağı koydum.

Neden mi...

Dönelim test kovanına ...

Bahsettiğim gibi mum güvesinin gazabına uğramış petekleri tek katlı bir ahşap kovana koymuş üstüne ve altına da bolca ceviz yaprağı koymuştum.

Yeşil ceviz yaprağının petekleri bozulmadan koruduğunu biliyordum ama güve oluşumu başlamış bir peteğe ne yapacağını hiç bilmiyordum.

İki ay boyunca gözlemlemeye devam ettim.İlk haftalarda kurt gelişimine devam etti.Fakat ilerleyen haftalarda ilerlemenin durduğunu ve sonunda da kurtların öldüğünü gördüm.

Bilenler bilir ki bu kurtçuk peteğin içine girdikten sonra buzdolabına  koymadıktan sonra kolayına ölmez.

Özetle Ceviz yaprağının %100 faydası olduğunu görmüş oldum.

***

Kolonilerimde yavru devam ediyor.Bu hafta hala yeni günlük yumurta atışlarını kolonilerde gözlemliyebiliyorum.Son bir aylık süreçte kolonilerim kendilerini harika toparladılar.Arılıktaki kovan mevcut ortalaması 6 çıta gibi görünüyor.Sayım yapmadım onun için tahminim bu.

Geçen yıl 7 çıta ortalama ile kışa girmiş ama kötü bir İlkbahar geçirmiştim.Bu yıl bir çıta altında olsamda halimden çok memnunum.Normal şartlar altında önceki yıllar ortalamam genelde 4/5 çıta arasında oluyordu.Eylül ayından baktığımda ise 4 çıta ortalamayı tutturacakmışım gibime geliyordu.

Demek ki ben ve kızlarım arılıkta iyi iş çıkarmışız.

SLM ve Muhabbetle...



8 Kasım 2016 Salı

SEZONUN SON GÜNLERİ


Ahmet Bey , firmalarımızın Mimarıdır.

Benden bal isteyince gel yerinde görerek al demiştim.Pazar günü mesaiyi beraber yaptık.


Ahmet Bey ; senin arılar çok sakin dedi.Hatta çok fazla sakinler diye de ekledi...::))
Be kuzum biz yıllardır kuzu yetiştirelim diye uğraşıyoruz...::))
Hiç korkmadan tüm gün kovanların başında benim gibi maskesiz tek bir iğne yemeden dolandı.

Bu resime dikkat edecek olursanız içinde günlük atılmış yumurtaları göreceksiniz.Demekki doğru yoldayız...


Bu çıta ise üç çıtalık bir ruşete ait.İki çıtasında bunun kadar yavru var.Az bir besleme daha yaptım mı bunun işi de tamamdır.


Bu ise eşek arısı.

Hazırda bekleyen tellenmiş çıtalarımın arasında kendi kolonisini kurmuş.Sayıları inanılmazdı.Kolonileri rahatsız etmeye başladığını görünce müdahale kararı aldım ve imha ettim.


Arılığımdan bir kesit.


Eşek arısı kolonisinin üstten görüntüsü.On çıtayı sarmış maşallah..::))

Normalde bana zarar vermeyen canlıya dokunmam.Allah onu yaratmışsa bir görevi vardır.Bunlar normalde doğadaki bitki ve meyve zararlılarını toplarlar.Ayrıca çürümüş meyve felan.Yani bir nevi çöpcüler.Fakat benim kızların kapısına dayandın mı , o zaman işler değişir.


Sıkıştırılmış ve artık kışa hazır sayılabilecek bir koloni.Kışa girmeden son bakımda sadece boş alana gazete koyacağım ki , kızlarım kışın uzun gecelerinde boş durmasın , okuyarak kültürlerini artırsınlar ::))


Kolonilerimden kekleri henüz toplamadım.Hava sıcaklıkları hala yüksek gidiyor ve görünen o ki Kasım ayını yüksek sıcaklık değerleri ile geçireceğiz.


Arılığımdan farklı bir kesit.


*******************

Artık son virajdayız.

Ben ve kızlarım kışa hazırız diyebilirim.

Sıkıştırmalar tamam.İlaçlamalar tamam.Besleme tamam.Kısaca hazırız.

Fakat yine de rahat bırakmaya niyetim yok.Taaki soğuklar bastırıncaya kadar.

Bu hafta sonu kızlarımla güzel bir gün geçirdim.Hava şartları güzel , kızlarım sakin ve keyifleri yerinde .Haliyle ben de rahat rahat güzel bir bakım günü geçirdim.

İnsan yaptığı işten zevk alıyorsa başarı gelir.Görebilen arıcı dostlarımız resimlere baktığında emeği görecektir.

Kızlarımın kışa girmeden son yağ banyosunu da yaptım.Artık bundan sonra varoa ilaçlaması olmayacak.

***
Geçen hafta varoa mücadelesi ile ilgili Faceebookta bir video yayınlamış idik.Arkasından konu üzerine tartışmalar aldı başını yürüdü.

Bu tartışmalar benim sayfamın dışına taştı ve bir çok platforma devam etti.

Keyif aldım.Çünkü herkes fikrini beyan etti ama kimse kimseye hakaret etmedi.Genel anlamda güzel bir tartışma platformu oluşmuş oldu.

Böylede olmalı.Biz toplum olarak iki kişi konuşmayı bile beceremiyoruz.Muhatabımızı dinlemek yerine , o konuşurken biz cevapımızı hazırlamanın derdindeyiz.Sanki Dünya sadece bizden ibaretmiş gibi fikrimizi tek doğru kabul eder ve bunu da diğer insanlara kabul ettirmeye çalışırız.

Farkında değiliz ki , şuanda bile Kainatta bizden başka yedi milyar insan yaşıyor.Yedi milyar beyin ve de yedi milyar farklı düşünce demek.

Ahhh keşke farkına varabilsek ...Birbirimizin fikrine saygı duyabilsek ...herkes özgün fikrini savunabilse.....

Ama değiliz....::((

Bunun içindir ki tartışmaların seviyesini genel anlamda beğendim.Fakat aralarında bazı şakşakcılar var ki inanılmaz...

Benim yağdan bile daha yağlı...::))

Ne yazık ki bunlar ,hayatta bir duruşu dahi olamamış omurgasız insanlar.Kanaatim odur ki bu şakşakcıların yüzünden tartışma platformlarında seviye düşüyor.

Bunlar genel tesbitler.

Fakat bir işin sonuç kısmı var.

Yağlı kartonu üstemi koyalım , aşağıya mı sallandıralım..::))

Yağdaki ilaçı fabrika ayarlarsa tamam , biz ayarlarsak kalıntı...:::))

Bende diyorum ki ; ben zamanında firmalar tarafından yeterince yağlandım , artık benim yağlanmama gerek yok...::))

***

Muğla'ya değinmeden yazımı bitiremiyeceğim.

Çam balı toplantısı mı .... Çalıştay mı ....Tatil  fırsatımı ...vesair.

Çam balı toplantısı desemmm...sonuç bildirgesinde ve alınan kararlarda üreticinin elindeki balın firmalar tarafından bedavaya alınmasının önüne geçecek bir karar göremedim.Fakat arka planda firmanın birisinin sponsor olduğunu görünce çam balı toplantısının olmadığını anladım.

Çalıştay diyecem ammmaaa....yine elimizde bir bildirge yok.Arıcıların mevcut sorunlarına getirilmiş tek bir çözüm yok.Bilimsel katılım var ama bilimsel tek bir gelişme yok.

Dedimsaa...dedin baaaa....

Sonuç....kocaman bir sıfır.....

Arıcılarımız akıllı adamlar.Normal fiyatının çok altında tatil fırsatını kaçırmadılar.Bol bol deniz ve eğlence paylaşımları da bunu doğruluyor zaten.Kaçan fırsata baktığımda yanlış yaptığımı kabul ediyorum.Bundan sonraki ilk toplantıya eş dost kim varsa çağıracağım beraber bir hafta biz de tatilin keyfni çıkaralım.

Ama bundan sonraki senelerde arıcıları alırlar mı bilmem...Gelmedim ama kulağım deliktir benim....::))

Sözde bilim adamlarımız bu çalıştayda arıcıların olmaması gerektiğini sadece bilim adamlarının olması gerektiğini felan dost sohbetlerinde söylüyorlarmış....

Öyle ya ...sen kimsin ki o otelde saygıdeğer bilim adamlarımızla tatil yapıyorsun....::))

Toplamda dört arıcı konuşturmuşlar...Katılsaydım emin olun sadece bunların toplantısına girerdim.Sahadan gelen , yaşadıklarını anlatan insanlar.

Bakın buraya yazıyorum.Bu bilim adamlarımızın %5 inin arı kolonisi varsa ben bu yazdıklarımı yer yutarım...::))

Bilime ve gerçek Bilim adamlarına saygım sonsuz.

***

Aslında yazımı bitirmişdim ama Muhteşem Abim yazmış ,''Galiba iyilik öldü''

Öldü Abi öldü...

Ne zaman öldü biliyormusun....

İnsanoğlu ; diğer insanları , ihtiyacı olduğunda kullanacağı bir stepne olarak düşündüğü gün öldü...

SLM ve Muhabbetle...



24 Ekim 2016 Pazartesi

ARI İÇİN KATKI MADDELERİ


Haftalık olağan kontrol ve bakımlarını yaptık.Körükçüm gelince arılığın havası değişti.Neşe kahkaha gün boyu eksik olmadı.


Yeğenim Ahmet.Gecenin bir yarısında kendisi rahatlıkla 180 koloniyi besledi.Şurup pompası sayesinde artık kolonileri beslemek çok rahat ve hızlı.


Bal tutan parmağını yalar misali, gecenin yarısında yatağında olması gerekirken benimle arılıkta çalışan yeğenimi boş gönderecek değildim ya...


Kış hazırlığı tamamlanmış örnek ruşetlerinden birisi.Beş çerçeve veya daha altta mevcutu olan bütün kolonilerimi strafor ruşetlere aktardım.Geçen yıl kışlama performansı ruşetlerde daha iyi idi.


Normal strafor kovanımı bu yıl üstten besliyorum.Bu kovanları alttan besleme yapıyordum.Fakat İlkbaharda yaşadığım arı ölümlerinde her ne kadar alttan beslemenin getirdiği bir sonuç olmasa da bu yıl üstten beslemeye karar verdim.

Alttaki şurupluklarda olası arı ölümlerinde temizlik büyük bir sorun oluyordu.


Şurupun içine Nosema için Fumudil B ve katkı olarakta Beegra vitamin kulanıyorum.İlk önce kovada  bunları iyice karıştırıp incelmesini sağlıyorum.Daha sonra resimdeki mavi bidonda şurupun geri kalanı ile tekrar iyice karıştırıyorum.


Ofisteki kızlarımı hiç yalnız bırakmıyorum.Fırsat buldukça başlarına dikiliyorum.Anın keyfini onlarla çıkarıyorum.Kış iyice bastırınca köyün yolunu tutacaklar.4 çıta mevcutu var ama iki çıta geniş yavru alanı var.



Varoa ilaçlamasını geçmiş yıllar ve bu yıl karton şeritlerle yapıyordum.Erkan ise varoa uygulamalarını direk fırça ile çıtalara sürterek yapıyordu.Deneme amaçlı köyde bir hafta uygulama yaptım.Dökülen varoa sayısı çok olunca artık fırçalı varoa sistemine dönüş yaptım.normal şartlar altında bu zamanlarda varoa mücadelesine son veriyordum ama iki hafta daha devam edeceğim.


*****************

Arılığımda kış hazırlıkları tam gaz devam ediyor.

Körükçüm Ahmet bu hafta uzun bir aradan sonra işbaşı yaptı.Geldiğini gün boyu farkettirdi.Neşe ve kahkaha hiç eksik olmadı.

Geçen haftalardan kalan ve hala aktarılmayı bekleyen kolonilerim vardı.Nihayet onları da bu hafta aktarmasını yaparak , aktarma işlerini bitirdim.Mevcutu 6 çıtanın altına düşen bütün kolonileri strafor ruşetlere aktardım.

Benim tatil yapmam arılarıma yaramıyor.Her yıl Ağustos ve Eylül aylarında tatil yapıyorum.Haliyle bu aylarda zaman zaman ilgilensem de demek ki aralarda boşluklar kalıyor.Mesela varoa mücadelesi aksamaya uğruyor.Keza bu yıl katların sökülmesini yine Kurban bayramında yani Eylül ortasında yaptım.

Fakat diğer işlerde bir kesinti olmadı.Bal sağımının arkasından kolonilerin hemen hepsine kek verdim.Hatta  tatile çıkmadan iki parti şurup uygulaması yaptım.Keza bayram tatili boyunca yine şurup ve bakım uygulaması yaptım.Buna varoada dahil.Ama demek ki yine de yeterli olmuyor.

Eylül sonundan itibaren her hafta düzeli kontrole tekrar dönünce , yaklaşık bir aylık süreçte arılarımın görünümünün durağandan pozitife döndü.

Son bir aylık süreçte kolonilerimin mevcutları ve de en önemlisi koloni düzenlerinin sağlıklı olması beni mutlu ediyor.

İlkbaharda piyasadaki mevcut katkı malzemelerinin tamamını kullanmayı bırakmıştım.Buna Nosema ilaçları da dahil.Fakat Eylül ayında arılıkta işler pek yolunda gitmeyince heyheylenmeye başladım.

Birer hafta ara ile toplam 4 koloni de ani mevcut kaybı yaşayınca iyice huylandım.Tekrar Nosema için Fumudil B alarak uygulama yapmaya karar verdim.Ve tabii tekrar vitamin vermeye başladım.

Şuan arılıkta vaziyetler düzelince bunun sebepini kime yüklemeyeliyim.

Daha düzenli bakımam mı ?

Üstündeki ilave katkılı kek mi ?

Kullandığım Nosema ilaçına mı ?

Şurupa kattığım Beegra vitaminine mi ?

Ekim ayındaki hava şartlarına ve gelen polene mi ?

Gel işin içinden çık.......

Aklım çok ama çokkkk karışık....

Piyasadaki firmalar bizimi kekliyor , biz mi arıları kekliyoruz ...kime kime belli değil...

Facebookta dün bir video yayınladım.Aslında pekte adetim değildir ama sırf bu sebeplerden ötürü biraz ironi yapayım dedim.

Fakat gördüm ki çoğu dostumuz Zeytinyağı olayını ve dolayısıyla ironiyi anlamamış.Anlayacağınız bizi daha çokkkk yağlarlar..:::))

Yine kendimi tutamadım..::))

Aslında bu haftalık yazıyı Kış hazırlıkları hakkında yazacaktım ama mevcut kafa karıştıran sebeplerden dolayı katkı malzemeleri hakkında yazmak zorunda kaldım.

Umarım yukarı saydığım maddelerin hangisinin arılarıma katkı sağladığını hangisinin ise sağlamadığını siz bulursunuz...::))

Yok sizde de bir cevap yoksa ....zeytinyağına devammm...::))

SLm ve Muhabbetle...

19 Ekim 2016 Çarşamba

ARILARDA SONBAHAR BAKIMI


Genel görünümden bir kesit.Resimde yakındaki ruşette olanlar bu yıl kendi ürettiğim yeni kolonilerim.Arka sırada da var ama resimde görünmüyor.Hala pano resim çekmeyi öğrenemedim gitti..


Hafta arasında Muhteşem Abi ve Sayın Bakanımızla bir araya gelme fırsatı bulduk.Cenaze dolayısıyla bir araya gelme fırsatını yine bakanımızın arılığında değerlendirdik.Bu arılığa hiç gitmemiştim.Yeri güzel fakat biraz düzene ihtiyaç var.Yani bir elden geçse iyi olur.


Bu yıl Arı yemim olmasına rağmen şurupumu yine kendim yapıyorum.Kazanım yaklaşık 180 litre şurup alıyor.Bir veya yerine göre iki çuval şekeri bir defa da kendim İnvert şurupa çeviriyorum.

Arı yemine bir kabahat bulduğumdan değil.Gayet güzel bir ürün.Maliyet farkından da kaçmıyorum.Fakat kendim yaptığımda içim daha rahat ediyor.Yakında keklerimi de kendim yaparsam şaşırmayın.


Arılığımda iyi durumda olan kolonilerimden birisi.


Kışlama pozisyonu almış , sıkıştırılmış bir koloni.

Üzerindeki kek sadri Abinin üzerinde uzun zamandır çalıştığı bir ürün.Geçen yıl sağolsun bana denemem için ürün göndermiş denemiş fakat arının keki almasında bir takım sorunlar gözlemlemiştim.Kendisine de iletmiştim zaten.

Bu yıl keki daha da geliştirdiğini söyledi.Göndermiş olduğu keklerin yarısını kovanlara koydum.Diğer yarısını da İlkbaharda vermem daha doğru olur diye düşündüm.

İnşallah beklentilerimizi karşılar.Piyasamızın doğru ürünler üreten firmalara ve kişilere ihtiyacı var.


*******************

Yine biraz uzun bir ara oldu.

Yıllık tatil aylarıma denk gelmesi işin biraz mazereti ama daha çoğunlukla kolonilerimin kış hazırlığının yoğun geçmesi.Körükçümün de firar da olması bütün işleri tek başıma yapmam demek.Akşam karanlığına doğru ancak işleri bitirebiliyorum , haliyle bir kare resim çekmeye bile fırsatım olmuyor.Biliyorsunuz ki resim olmadan da paylaşım yapmıyorum.

Önemli olan yine sahalara dönmüş olmam...

Yine bir sezon hazırlığına daha devam ediyoruz.Bu yıl takvimde biraz daha değişiklik yaptım.

Mesela geçen yıl Ağustos ortasında sağım yaptıktan sonra , peteklerin yalanması için kovana tekrar vermiş ve fazla bekletmeden yine almıştım.Bu petekler acısından biraz sorun oluşturdu.Gece sıcaklıkları yüksek olduğundan peteklerin bir kısmında güve sorunumu yaşadım.Yaklaşık 150/200 petek eritmeye ayırmak zorunda kaldım.

Petek bizim için önemli.Milli servetimiz..

Bu yıl ise ; sağım yaptıktan sonra yalatmaya verdiğim petekleri kovan üstünden almadım ama , kuluçkalık ile kat arasındaki ana ızgarasını da kaldırmadım.Hatta ızgara olmayan bala girmemiş kolonilere bile ızgara koyarak kat attım ve üstüne yalatmak için petek verdim.

Peki bu ne işe yaradı ?

İlk faydası polenli peteklerin güve sorunu kalmadı.

İkinci faydası , bu aylardaki polen kıtlığında ilave katkı yapmış oldu.

Üçüncü olarak araya ana ızgarası koyduğum için katlarda en ufak şurup , bal vesair hiçbirşey kalmadı.Kuluçkalık düzeni altta kurulmuş olduğundan arı ne var ne yok katttan aşağıya indirdi.

Tabii araya ızgara koyarken alt katta kuluçkalık düzenini de kurmuş olmalıyız.Beyaz çerçeve arada kalmamalı.Veya 4/5 çıtalık koloni 10 çerçeveye serbest bırakılmamalı.Yani alt katta sıkıştırma yapılmalı.

Belki bir tane negatif etkisi olmuş olabilir ama ona da çok ihtimal vermiyorum.Arının yirmi çerceve de dağınık kalması gibi.Fakat bunun çok sorun olduğunu düşünmüyorum , çünkü ben katları sökünceye kadar hava sıcaklıkları gece de dahil olmak üzere zaten yüksekti.

Sonuç olarak Kurban Bayramı boyunca katların hepsini söktüm.Bana da  sorunsuz tertemiz çerçeveleri sadece dizmek kaldı.Yani iş daha da pratikleşmiş oldu.

Peki devamında bu zamana kadar neler yaptım.

Yaptık demiyorum ,yaptım diyorum , çünkü körükçüm hala firarda..::))

Katlar söküldükten sonra sıkıştırmış olduğum kolonilerin iç düzenin kurulmasına devam ettim.Ara ara sıvı besleme zaten yapmıştım devam ettim.Kek ise sağım arkasından sonra kolonilerin üzerinden hiç eksilmedi.

Varoa ilaçlaması da yine sağım arkasından düzenli olarak devam etti.

Bu yıl diğer yıllara oranla daha fazla varoa görüldü.Hala da mücadeleye devam ediyorum.

Diğer bir sorun ise Nosema....

2015 yılında Fumudil B kulanmıştım .Tedbir amaçlı.Nosema belirtisi falanda ortada yoktu.2016 İlkbaharında Nosema için önerilen daha farklı ilaç kullanmış ve ciddi miktarda arı kaybı yaşamıştım.Kızdım ve daha hiç kullanmadım.

İki hafta önceki kontrollerde iki kovanımda ani arı nüfusu düşüş gördüm.Sonraki hafta yine başka iki koloni de görünce ,abdestimin kaçmasına yetti.

Nosema Serena yani gizli enfeksiyon olabilme ihtimali var demektir bu.Aslında bu dört koloni buldukları yanlış bir nektar kaynağının kurbanı da olmuş olabilirler ama olmayabilirler de..?????

Yani kafam karıştı.

Tekrar hem vitamin hem de Fumudil B uygulamasına başladım.Bu hafta sonunda ani düşüş gözlemlemedim.Buna mukabil kolonilerimi daha hareketli ve canlı gördüm.Yani görünüm durağandan pozitife döndü.

Yazacak çok şey var ama vakit darlığım da var.Bu haftalık bu kadar.İnşallah gelecek haftalarda ,Peteklerin saklanması , arılık düzeni , ilaçlama , vitaminler , besleme ve diğer konular hakkında paylaşıma devam edeceğim.

Allah bize bu nefesi verdikçe....

SLM ve Muhabbetle...





18 Ağustos 2016 Perşembe

2016 BAL SAĞIMINI YAPTIK.


Aziz Mumcu ve Körükçüm Ahmet.İkinci gün beraber alt katları hem yokladık hem de düzenleme yaptık.


İlk defa arı ile tanışanlardan birisi.Sercan Bankada çalışan birisi ama günün en iyi performans verenlerinden.Enes'in yaptığı bal taşıma arabasını ilk defa kullandık.Çok ama çok işimize yaradı.Şoför işini sağlam yaptı.::))


Meşhur pibocu Sait Abi.

Kendisini sanaldan tanısamda ilk defa yüzyüze tanışma fırsatımız oldu.Abim ile birlikte yaklaşık 700 çıtanın sırını o aldı.

14 iki saat ayakta bir fiil durmaksızın çalıştılar.

1,5 yıl önce baypas ameliyatı geçirdiğini de düşünecek olursak inanılmaz bir performans.

Kendisine özellikle teşekkür ediyorum.


Asım Kadıoğlu.
Geçen yıl sağım ekibinden kalan abimle ile birlikte kalan tek kişi
Bal sağımı yine ondan soruldu.


Şehirden getirdiğimiz arıları abim ile sağarken.Aldığımız günü gecesi sağımı beraberce bitirdik.Abimin biraz karizması bozuldu ama yapacak birşey yok.Arılığa daha sık uğraması lazım ki , iğneye karşı bağışıklık kazanabilsin::))

*******************

Hamd yalnızca Allah'adır.

Bunca nimeti veren Rabbime Hamdolsun.

***

Bir sezonun daha finalini yaptık.

2016 bal sağım sezonunu bir kaza bela olmadan hayırlısı tamamladım.

Son yaptığım haberde de yazmış olduğum gibi orta halli bir Kestane nektarı aldık.Akabinde her yıl olduğu üzere Basra balını beklemeye başladım.

Bazı yıllar Temmuz ortası , bazı yıllar ise Ağustos başı gibi akım başlıyordu.Ama bu yıl en erken başladığı yıl oldu.Temmuz başı gibi basra balı kovanlara gelmeye başladı.

Yine geçen yılda olduğu gibi basra balı düzenli ama hergün az az geldi.Fakat Basra nektarı rekoltesi beklenenin çok altında kaldı.Normal beklentimiz 10/15 arası bir basra ortalaması olması lazım.Tahminim 6/7 kg arası bir basra balı geldi.

Bu sezon kovan başı bal ortalamam yaklaşık 14,5 kg.

Geçen yıl 13,5 kg idi.

Uzun zamandır genelde bal sağımını Bakanmız Ali Abi ile birlikte yapıyor idik.

Bu yıl kendisi artık balık tutma zamanımın geldiğini düşünmüş...::))

Üzerimde emeği çoktur.

Daha da olacaktır.

Kendisinin Ramazan ayı boyunca evinde bir iftar dahi yapamadığını biliyorum.Bu yıl tek tabanca olunca  ve de ana üretiyorsan işin zor değil çok ama çok zor demektir.

Haliyle bu yıl sağım işi sadece benim üzerime kalınca alel acele sağım ekipi kurmaya çalıştım.

Tam olarak istediğim kadroyu kuramasamda , çoğunluğu acemi bile değil arıyı ilk defa gören bir ekip olunca işin ortasına doğru yaprak dökümü başladı.

Neyseki mazeretlerin hiçbirisinde ölüm haberi yoktu..:::)))

Haklılar..

Bilmiyorlardı...

Stres var,koşturma var,kaos var, ....ne istersen var.

Doğada  piknik yapmıyoruz ki...::))

Okçular tepesini terkedenlere dahi teşekkür ediyorum.en azından ellerinden geldiğince yardım ettiler..

Bir de gelirim deyipte gelemeyen / gelmeyenler var....

Bunlara özel sitemim var...

Timurlenkin karşısına çıkan Nasrettin Hoca gibi hissettim kendimi...

Akşama doğru dışarıda çıta çeken iki kişi kaldık.Ahmet ve ben.

Ahmet soruyor ne yapacağız...

Devammm....

İki kişi kalsakta devammmmm....

Yazlığımdaki 77 kovanın tamamını ilk günün akşamında bitirdik.Sadece alt katları bıraktık.

Cumartesi ara ara yağmur yağsa da , rüzgar esse de bitirdik.

İçeride ise başka bir başarı hikayesi vardı.

Sır ve sağım ekipi Cumartesi gece 24:00 a kadar sır alma ve sağım işini bitirdi.

Bence bu müthiş bir çalışma ve azmin ürünüydü.

İçeride sır ekipi Abim yaş 51 , Sait Abi yaş 59.....

14 saat hiç durmadan , soluklanmadan bir çalışma temposu...

Üstelik sait Abi daha yeni baypas ameliyatı olmuş bir insan.

Helal olsun diyorum.

Sırf bana yardım için İstanbulun diğer ucundan , Kemerburgazdan kalkıp geldi ...

Teşekkür ediyorum güzel insan...

Asım Abi ise , ne zaman arkama dönsem hazırda olan bir insan.Bunca balın sağımını kazanın başında tek başına yaptı.

İyiki varsın diyorum...

İl dışında olmasından dolayı aramıza pazar günü katılabilen Aziz Mumcu...

Dürüst insan sana da teşekkürler...

Arıyı ilk defa gören ama akşama kadar pes etmeden çalışan Sercan...

Sana da teşekkürler...

Körükçüm Ahmet....

8 Aydır kşın içeride yazın dışarıda beraber emek harcadığımız  insan...

Gelecek senin için...

Daha güzel günler seni bekliyor.İnşallah gelecek yıl onun arılarını da beraber sağacağız.

İyi ki varsın diyorum , teşekkürler.

Okçular tepesini terkeden dostlarım...

Her ne kadar beni yarıyolda bırakmış olsanız bile , en azından oraya kadar gelip birkaç saatte olsa çalışarak emek harcadığınız için teşekkür ediyorum.

SLM ve Muhabbetle...









21 Haziran 2016 Salı

KESTANE BAL AKIŞI SONA ERDİ AMA IHLAMUR DEVAM EDİYOR


Ofisteki kızlarımı teftiş ettim.Kızlarımın maşallahı var.Şuana kadar çok güzel Ihlamur balı topladılar. 


Kızlarım , İstanbul'un nimetlerinden faydalanıyorlar.hasat zamanı geldiğinde hasılatı paylaşacağız.::))


Bu da yazlıktaki kızlarmın Kestane balı.


Yurtlarından sürülmüş kızlar..::))

Yeni bölmelerimin anasız kalan minik kolonileri.Ne hikmettir bilinmez yanyana beş koloninin anası çiftleşme uçuşundan dönememiş.Ben de ne olur olmaz diye bu kızlara ekstra bir hafta daha müsaade etmiştim.Bu hafta süreleri dolunca alayını kapı dışarı ettim.

Böyle 2/3/4 çıtalık kolonileri birleştirmeye gerek yok.Kapı dışarı et , onlar yolunu buluyor.

Hepsini sehpanın üzerine silkeledim.Evsiz kaldıkları için bir müddet fikir alışverişinden sonra birbiri peşine takılarak sıra oluşturdular ve en yakındaki kovana iltica ettiler.

Tabii burada dikkat edilmesi gereken bir durum var.Kapı dışarı ettiğiniz kovanların yanındaki kolonilerin anasını koruyacak kadar güçlü olması gerekiyor.Her ne kadar kabulde bir sorun olmasa ve çok rahat birleşseler bile , devamında içeride ananın kesilme riski olabilir.Onun için 4 çıta arıyı kapı dışarı ettiğinizi varsayar ise , yakındaki muhtemel iltica edecekleri kovanında en az bu mevcutta olması gerekir.


*******************

Kestane nektarı akışının sonuna geldik.İlk haftalık nektar gelişi harikaydı.İkinci haftasında hava sıcaklıkları düştüğünden yavaşlayarak ta olsa gelmeye devam etti.Tabii arada bir kaç gün arayla ufak tefek yağmur geçişleri oldu.Fakat genel anlamda yağmur çok sorun çıkarmadı.

İkinci haftadaki soğuk hava geçişinden sonraki süreçte bir miktar kestane nektarı gelmeye devam etti.Tahminim kovan ortalaması 8 kg. civarında kestane balı var.

Şuan Ihlamur nektar girdisi devam ediyor.Bu yıl Ihlamur da verimli olacak gibi görünüyor.

Tabiii ...bittimi.... bitmedi...

İnşallah arkasından Basra balını beklemeye başlayacağım.

Şehir de ise işler rutin neredeyse.Hemen hemen her yıl pek değişeni olmuyor.Şuana kadar çok güzel Ihlamur balı geldi , gelmeye de devam ediyor.Görünen o ki , şehirde bu yıl kendi ortalamasının üstünde bal yapacak.

Kolonilerim bala çalışırken bende boş durmuyorum tabii.

Arılıkta yapılacak işler her zaman var.Bala girmemiş ama yavrularını aldığım kolonilerim ve yeni yaptığım bölmelerimin bakımlarını yapmaya devam ettim.

Bu hafta onların hem varoa ilaçlamasını yaptım hem de beslemesini.Kekleri yanından hiç eksik olmuyor zaten.Duruma göre , kolonilerime bloklama yaptırmadan invert şurup ile de beslemeye devam ediyorum.

İnvert şurup ise 35/40 gün olmuştur yaptığım kendi şurupum.Bu kadar sıcak havalarda bile en ufak bozulma yok.Demekki güzel invert şurup yapmışım.

Yeni bölme kovanlarımın gelişimleri gayet güzel.Bayram tatilinde inşallah tekrar yeni bölmeler ve yeni analar üreteceğim.Temmuz ayında üreteceğim analar Mayıs gibi makbul olmasada şartlar gereği bu yıl böyle olacak.İnşallah gelecek yıl olması gereken ayda yani Mayıs ayında bölmelerimi ve yeni analarımı yapacağım.

İşini bilen arıcı sadece bugün için çalışmaz.Yarınları ve gelecek yıllarını da planlamak zorundadır.

Ömür yeter mi..........

Bilinmez...

Bugünün garantisi yok ki, yarının olsun...

O da Mevlaya kalmış....

SLM ve Muhabbetle...