24 Nisan 2017 Pazartesi

ARILIKTA SEZONUN İLK KATLARI



Mera canlanınca arının ölüsü bile diriliyor desem yeridir.Doğada olmayınca olmuyor ...



Bu hafta kat atmaya yetişmekte zorlandım.24 arıya kat attım ama nasıl bitirdim bir  de bana sorun.Sadece kat atmakla kalmadım , arılıktaki tüm arıların bakımı , ilaçlaması , kovan aktarmaları vesair bir sürü iş...

Resimde görüldüğü gibi aktarma yaparken veya kat atarken genelde ikili ikili çıtaları çektim.


Kızlarımın maşallahı vardı.Arı doğadan bulduğunda analarınızda sorun yoksa köpürüyor.


Benim kat atma yöntemim.Geçen yıl Kata çektiğim çıtanın her iki yanına kabarmış beyaz petek koyuyordum .Bu yıl ise daha fazla petek kabartsınlar diye her iki tarafa da ham petek kullanıyorum.



Böylesine dalakları gördüğümde bir tarafım acaip mutlu lurken diğer tarafım yazık oldu muma ve içindeki larvalara diyor.

Ama hayatın kendisi zaten bu ikilemden ibaret değil mi...


*******************

Bu hafta sezon ivme kazanmaya başladı.Arılarımın gelişimi yavaş yavaş olunca benim de haftalık iş yüküm aynı seviye de fazla zorlanmama gerek kalmıyordu.Fakat bu hafta birden kızlarım gaza basınca ben de hızlanmak zorunda kaldım.Pazar gecesi arılıktan çıktığımda saat gece 01.00 gösteriyordu...

Hafta da bir gün , tek tabanca ve 150 koloni...

Keşke her hafta beni yorsalar....::))

Akşam olduğunda o gün için ne yapmayı planlamış isem hepsini bitirdim.Eksik bir şey kalmadı.Kalsaydı üzülürdüm...İşin hakkını verdiğimi düşünüyorum.Aksi olsaydı , hiç düşünmeden koloni sayısını düşürürdüm.Ama kızlarımla zaman geçirmeyi seviyorum.Bunun içinde her hafta sonu beraber takılıyoruz..::))

Bu hafta ilk katları atmam sebebiyle , nasıl kat atılır buna değinmek istiyorum.

İlk başladığım zamanlar , o zamanın ustaları bana şöyle öğretmişlerdi.

Kuluçkalıktan bir açık yavrulu bir kapalı yavrulu çıta kata alacaksın.Üst kata aldığın çıtaların sağına soluna birer adet ham çıta girecek ve köşeye dört çıtayı sıkıştıracaksın.

Daha sonraki yıllarda ise ters kat atma yöntemini bile denedim.Kuluçkalığı komple kata çıkardım , alt kata ise aynı şekilde iki yavrulu çıta indirdim.Bundaki amacım ise kuluçkalıkta tamamen temiz çıtaların bulunması ve uzun süre koloninin sana ihtiyacının olmaması.

Aslında mantığa çok uygun bir yaklaşım ama uygulamada sonuç istediğim gibi olmadı.Arı asla alt kata çalışmadı.Arıya üçüncü ve hatta dördüncü katları attım ama yine de klasik kuluçkalık olanı olan ilk katta işlem yapmadı.

Yıllar içinde elde ettiğim deneyim ile geldiğim nokta ise ; alttan en eskimiş iki adet yavrulu peteği çekiyorum üst kata.Yerlerine alt kata  kabarmış beyaz petek koyuyorum.Bu beyaz petekleri de yavrulu çıtalara duvar olacak şekilde sağlı sollu yerleştiriyorum.Geçmiş yıllarda alt kata ham veriyordum fakat mevsimin iyi gitmediği zamanlarda arının bunları kabartmadığını gözlemledim.Bu yıl bu uygulamadan vazgeçtim.

Kata iki yavrulu ,6 ham çıta olmak üzere toplam 8 çıta koyuyorum.Katın tamamını doldurmaya gerek görmüyorum.Arı ne zaman ki gelişir,üst kattaki altı çıtayı saracak güce ulaşır o zaman bende son iki çerçeveyi de eklerim.

Kat attığım kolonileri ise , bir hafta sonra bir defaya mahsup olmak üzere mutlaka meme konrtolü yaparım.Her hangi bir yaramazlık yapmamışlarsa artık sadece üstten şöyle bir bakar geçerim.Bu sayede zaman kaybım hiç olmz.

Türkiye de üçüncü hatta dördüncü katı atmış olan bir sürü arıcımız var.Aradaki fark arı ile alakalı bir durum değil.Aradaki fark mera ve mevsim farkı.

Benim Meram üzerinden bir örnekleme yapacak olursam ; geçmiş yıllarda bu tarihlerde 4 katlı arımın olduğu zamanlar oldu.Blog arşivinde de mevcut.İsteyen bakabilir.

Son yıllar da Meramda polen sıkıntısı , nektar sıkıntısı yani özetle merada verimsizlik var.Usta arıcı olmayan birisinin benim Meram da bal alma şansı yok.Tabii bunu son birkaç yıl için söylüyorum.Verimli bir yıl için acemiler dahil herkes bol bol bal alır.Gelişimin ve nektarın yeterli olmadığı durumlarda nasıl verim alınır uzun bir konu .İnşallah bunu başka bir zamanda değerlendiririz.

Ben hiç bir yıl sorun merada deyipte kulağımın üstüne yatmadım.Her yıl ben arımı nasıl geliştiririm diye arge çalışmaları yaptım.Bazıları katkı sağladı bazıları ise hüsranla sonuçlandı.Ne zaman canım yandı bir daha denememeye söz verdim ama ne zaman ki arı geri kalmaya başladı sözümden vazgeçtim.Her seferinde aynı ruh halini yaşadım.

Bedeli ne olursa olsun her zaman denemeden ve gelişmeden tarafım.Öğrenmeye ve öğretmeye devam etmeliyiz.

Bu yıl İlkbahar beslemesinde Konya  şekerin arı yemini kullandım.Geçen yıllarda ara sıra dayanamaz kendimde yapardım.

Yine bu yıl ilk defa hazır kek kullandım.Bu yıla kadar bütün keklerimi ben yaptırıyordum.Piyasadaki mevcut keklerin hiçbirine inanmadım.

Sadri Abi birkaç yıldır bir kek geliştiriyordu.Bu aşamada bana da kullanmam ve denemem için kek göndermiş ve ilk sonuçları kendisi ile paylaşmıştım.Sonbaharda son gönderdiği ürünler hakkında gözlemlerim olumlu olmuştu.İlkbaharda sezonun keklerini ondan aldım.Nisan ayının ilk hafta sonunda Apiyem i kolonilere dağıttım.

Haftalar boyunca arının keki alması , hızlı tüketememesi ama aynı zamanda keke yoğun ilgisi çok olumlu oldu.Ay sonu itibariyle kolonilerimin gelişim seviyesinin iyi olmasında en az doğa kadar bu kekinde katkısı olduğunu düşünüyorum.

Hafta biterken yorgun ama mutluyum.Önemli olan da bu değil mi zaten...İnsanın kendisini iyi hissetmesi...

Gelecek haftalara iyimser bakabilmek , planlar yapabilmek hoş bir duygu .

Yazının sonuna gelirken Muhteşem Abim aradı ve bir dip not rica etti.Aynen şöyle yazmamı istedi...

Yaktın beni Yusuf.... 

İlk önce anlamadım ama sonradan bana resim attıklarında anladım ki hakketen yandı....:::))

Neyse verilmiş sadakam varmış , ben kurtuldum.....::))

Muhteşem Abim ;

Sende sabah kahvaltısı yaptığın kebaplara sayarsın artık...::))

SLM ve Muhabbetle... 



17 Nisan 2017 Pazartesi

ARILIKTA İŞLER RAYINA GİRMEYE BAŞLADI


Nihayet kolonilerimi hızlandırabildim.Yavru alanları artık istediğim ve arzu ettiğim düzey doğru çıkmaya başladı.


Arılığımda hala katlı kolonim yok.Son üç yıldır bu zamanlarda hemen hemen aynı görüntü ile karşılaşıyorum.Arılığımdan bir kesit....


Geçmiş yıllarda Katlı koloniler bile kışlatmayı başarmıştım ama son yıllarda halimiz bu işte.Arılığımdan ikinci kesit.

Geçmiş yıllarda bu tarihlerde üçüncü katı attığım zamanlar vardı.Blog arşivinde mevcut.Son yıllarda sadece umuyoruz.Meranın getirdiği bir durum bu.Benim yapabileceğim birşey olsa...Üçüncü bir kesit...


Son iki , üç yıldır peteklerde küf ile de uğraşmak zorunda kalıyorum.Geçen yıl daha fazla sorun olmuştu neyseki bu yıl biraz daha erken önlem aldım fazla sıkıntım yok.

Küf demek nem demek.



Şuan bütün kolonilerin alt çekmeceleri açık.Bu sayede içeride hiç nem yok.

*******************


Uzun zamandır bloğa yazı yazamadım.Biraz sahada işlerin yoğun olmasından biraz da arılıkta işlerin istediğim düzeyde gitmemesinin getirdiği moral motivasyon kaybı.

Arılıkta ilk kontrolleri 20 Şubatta yaptım.Aynı tarihteki yayınımda ayrıntılar mevcut.

Kıştan süper bir çıkış yaptım.Aradan geçen süreyi baz aldığımda benim arılaırn bugün hepsinin katta ve hatta üçüncü katta olmaları gerekiyor.

Fakat değiller.

Geçen yıl şurup ve ilaç kaynaklı bir sorun yaşamış ve gelişim eksikliğini buna bağlamıştım.Arkasından asıl büyük sorunlardan birisinin meradan kaynaklanan polen eksikliğini de görmüştüm.Kurak bir Nisan ayının sonucunda merada yeterli polen olmamıştı.

Bu yıl polen ve şurup ile ilgili bir sorunum yok. Arı yemi kullanıyorum.Yeni bir ilaç falan da denemiyorum.Nosema için zamanında yeterli ilaçlamayı da Fumudil-B ile yaptım.Özetle yapmam gerekenleri yaptım diye düşünüyorum.

Mart ayı ile birlikte gelişim düzeyini yeterli görmeyince yeni arayışlara yöneldim.İlk olarak Nisan ayının hemen başında kolonilere kek verdim.Daha önceki yıllar kolonilere kek ile beslemeyi şuruplamayı kestiğim de yani Mayıs ortasında veya başında veriyordum.Bu yıl takvimi erkene aldım.

Fakat bir farkla ...

Bu yıl ilk defa hazır kek kullanıyorum.Sadri Abinin üretip sattığı Apiyemi kullanıyorum.Sonbaharda gönderdiği numuneleri test etmiş sonuçtan memnun kalmıştım.

Nisan ayında hem doğanın daha da canlanmış olması hem de kekin getirdiği ivme ile birlikte kolonlerimin gelişim hızında gözle görünür bir düzelme olmaya başladı.Bu haftadan sonra bir aksilik olmaz ise kat atmaya başlarım.Böyle yazıncada aklıma Engin Abinin sözü geldi.

Kendisi Facebookta aynen şöyle yazdı ''Nisan 15 de kata çıkmamış kolonilerimizi bölme de kullanıyoruz''

Yaw şimdi ben de bala girecek hiç arı yok desene...:::))

Ama ben benim kızlarıma inanıyor ve güveniyorum.Şuanki görüntü kolonilerimin %90 oranıında bala girecek gibi görünüyor.Bu oran bir arılık için iyi bir orandır.

Bu verdiğim oran ve tesbitler benim merama göredir bunu da unutmayalım.Bulunduğum mera arının yaşam döngüsü için çok uygun mera değil.Elbette bazı yıllar çok iyi sezonlar oluyor ama çoğunlukla arıyı biz bakmak zorundayız.Bunun en iyi örneği de , orman içlerinde kendi kendine yaşayabilen bir koloni yok.Doğada yaşayan arı kolonilerinden bahsediyorum.

Yazın elde edeceği nektar ile kışları çıkarma olasılıkları yok.Yaşayamıyorda zaten.

Geçmiş yıllarda böyle değildi tabii.Doğa daha verimli idi.

Mesela bir sezon boyu yaklaşık bir koloniye sadece benim verdiğim şurup ve kek toplamı yaklaşık 20 kg.Son iki sezonda aldığım ortalama baL ise 14 kg.civarında.Yani her kovan topladığından fazlasını tüketiyor.

Peteklerde mantar konusuna gelecek olursak...

Kışın yavrunun başlaması ile birlikte kovan içinde nem de oluşmaya başlar.Bir de siz bu kovanı şurup ile sıvı beslemeye başladınız mı nem artık tavan yapar.

Bunun önlemek için   alttan havalandırma ve boş kısımları gazete kağıtı ile doldurmuştum.Mart ayında nemin iyice fazlalaşmaya başladığını görünce ilk iş olarak gazeteleri kaldırdım.Alt çekmeceleri yarıya kadar açtım.bu sayede bir aydır kovanlarda nem artık görünmüyor.

Mantar bulaşmış eski petekleri zaten direk eritmeye ayırıyorum.Arılığımda olabildiğince eski petek bulundurmamaya çalışıyorum.

Fakat en az iki yıl daha kullanabileceğim mantar bulaşmış petekler için bir çözüm yolu bulmam lazım.Mantar tedavisi ve mücadelesi kolay bir canlı.Fakat nasıl yapacağımız bilmek lazım.Umuyorum bir okuyucumuzun bu konuda bir fikri olur.


SLM ve Muhabbetle...

6 Mart 2017 Pazartesi

OĞUL ÖNLEMLERİ


Bu hafta traş günüydü.Gün boyu analarımı traşladım.Tuttuğumun kanatlarını kestim.


Kanatını kestiğim kızım alımlı prova yapıyordu.


Mavili kızım ise alımlı dolanıyordu.


*******************

Güzel bir hafta sonunu daha geride bıraktık.Biz arıcılar için harika bir hava vardı diyebilirim.Tabii gezmek isteyenler içinde öyle...

Bu yıl sezonun çok iyi geceçeğini düşünüyorum.Bu mihvalde de hazırlıklarımı yapıyorum.Genel olarak hazırlık olarak %90 seviyesindeyim diyebilirim.Sezona hızlı bir başlangıç yapsam bile sıkıntı yaşamayacak seviyedeyim.

Bu kolay olmadı tabii.Bir kış boyunca hazırlık yaptım.

Bu işin sadece malzeme boyutu.

Önceden hazırlık yapamayacağımız şeyler de var.Mesela ; oğul gibi...

Mayıs ayı geldiğinde ne yaparsanız yapın bazen işler rayından çıkabiliyor.Geçmiş sezonlarımdan birisini hatırlıyorum , o kadar fazla oğula meyletme oldu ki artık ağaçtaki oğulları izlemeye başlamıştım.

Artık nereye giderse gitsin hesabı..::))

Oturup ağlayacak halim yoktu ya...

Bu sefer işi daha sıkı tutuyorum.elimdeki anaların çoğunun kanatı zaten kesik.Geçen yıl ürettiklerim ve daha önceki yıldan kalan bazı anaların ise kesik değil.Hafta sonunu sadece buna ayırdım.

Sadece diyorum ama kovanın içinde anayı ararken zaten bir eksik varsa görüyor gerekli müdahaleyi de yapıyorum.Aslında aynı zamanda derinlemesine bir bakımda beraberinde yapmış oluyorum.

Bilenler bilir ama yine de bilmeyenler için ananın kanatını neden kestiğimizi kısaca anlatmaya çalışayım.

Bildiğiniz gibi kovandan gidecek ilk oğulun anası içerideki eski anamızdır.Yani bu kanatını kestiğimiz ana.Varsayalım ki bizim bu kovanda gözden kaçırdığımız bir meme oldu ve oğul verdi.Koloni oğul verirken anamız kovandan uçuyor ama kanatının biri eksik olduğu için , uçabildiği daha doğrusu düştüğü yer hemen kovanın önü oluyor.

Onu takip eden kızları da haliyle başında toplanıyor ama zaman geçtikçe ananın uçamadığını bir tuhaflık olduğun görüyorlar.Genelde akşam olunca ama bazen bunun istisnası oluyor bir gün sonrada dönebiliyor , ana hariç herkes tekrar eski kovanına geri dönüyor.

Bu senaryo da bizim kolonimiz de arı kaybına sebep olmuyor.Bu koloni bu sayede hem anayı yeniliyor hem de nektar sezonunu kaçırmamış oluyor.

Bu sistemde de ufak bir risk var.Aynı anda çok ana memeden çıkarda birbirlerine üstünlük sağlayamamış iseler , halk dilinde piç oğul dediğimiz irili ufaklı bir sürü çiftleşmemiş analı oğullar meydana gelir.Yani hiçbirşey yüz de yüz garanti altında değil ama ana kanatını kesme bu işin sigortasıdır.

Kanatını kesin diyorum ama iki kanatını da kesmenize gerek yok.Bir tane kanat kesmeniz yeterlidir.

Bir de kanat kesimi ilk defa yapacak için önemli bir uyarım var.anayı elde tutmaya alışmak öyle kolay değil.Anayı her istediğiniz pozisyonda da tutamazsınız.Karnı zarar görmemeli.yumurtalıklar zarar gördüğü anda ananın işi bitmiş demektir.

Özellikle bu konuya dikkat etmelisiniz.Ayrıca ananın kanadını keseyim derken makasın ucuna dikkat edin ki , araya ananın ayaklarından birisi sıkışırsa , siz de onu keserseniz bu da on kusurlu hareketten birisidir.

Topal bir anayı kovan yaşatmayacaktır.

Bu yıl kızlarımı boyamaktan vazgeçtim.Aslında çokta gerekli bulmuyorum.Bir kovanda anayı aramaya gerek yok.Çıtaların birinde günlük yumurta görmüşseniz işler yolunda demektir.Ana ızgarası koyduğumuzda ise katta hızlı bir ana taraması yapıyorum bulduysam altta indiriyorum bulamamış isem öyle bırakıyorum.Bir sonraki hafta notunu ise katta yaptığım kontrolde katta günlük yumurta var ise ana katta demektir.Bulur altta indiririm.

Ben katta meme kontrolü yapmak istemiyorum diyebilirsiniz ama mecbursunuz.Anayı altta almış olsanız bile bir hafta sonra meme kontrolü yaptığınızda işler yolunda ise ancak o koloniyi kendi haline bırabilirsiniz.

Yazlıktaki kolonilerimin çoğunun kanat kesimini bitirdim.İnşallah haftaya da güzel hava olurda kesim işini tamamlarım.

Kanat kesimi ile ilgili son bir not.

Şayet kanat kesimi yapmayı düşünüyorsanız bunu bir iki hafta içinde yapmalısınız.Aksi halde koloniler hızlı bir şekilde çoğalacağından artık ana bulmak iyice zorlaşacaktır.

Kolonilerim yavru alanlarını istenilen düzeyde çoğalttılar.Mevsim böyle giderse Nisan sonu katları dörtlerim gibi görünüyor.

İnşallah demeyi de unutmamak lazım...

Stok durumları hala iyi.Takviye ihtiyacları şimdilik yok ama haftaya yine kontrol yaparak beslemeye başlayıp başlamayacağımın kararını vereceğim.Şuan hızlı bir yavru atımı olduğu için , koloniler içerideki stokları da aynı hızda tükettiklerinin farkındayım.

Yeterki yemek istesinler babaları onların hem keklerini hem de şuruplarını hazırladı bekliyor...

SLM ve Muhabbetle...






20 Şubat 2017 Pazartesi

SEZONUN İLK BAKIM VE TESBİTLERİ


Bismillah Dedim.Körüğümün dumanını özlemişim.



Kızlarım heyecanla sezonu bekliyorlar.Kolonilerimin ortalamaları hemen hemen bu şekilde.Bazı arıcı dostlarımın yaptığı gibi en iyi kovanımdan resim seçmiyorum ::))  Kendimi kandırmak istemem::))


İlk günüm olması hasebiyle , gün sonu pozum olsun istedim.Gün biterken ben de yorulmuş ama bütün kolonilerimi elden geçirmiş olmanın verdiği haz ile mutluydum.


Yavru alanları yine ortalama bu şekilde.Keza stok durumları da aynı şekilde.

*******************

Sezonun ilk bakımını bu hafta yaptım.

İlk defa Şubat ayında tesbit ve genel kontrol yaptım.Genelde sezon başlangıcını Mart ayı ortasında yaparım.Sezona başlamadan her koloninin mevcutunu mutlaka not ederim.İlkbahar gelişimlerini ve ananın performansını bu sayede gözlemleyebiliyorum.

Mesela ; bir koloni Nisan ayında istenilen düzeyde gelişmemiş ise tesbitdeki notlarıma baktığımda bu koloni kıştan çıktığında mevcut az ise sorun yok.Fakat normal güçte kıştan çıkmış ama mesafe kaydedemiyorsa bu koloniyi bölüyor veya destekleme kovanı olarak kullanıyorum.Aksi halde siz ne yaparsanız yapın bu koloni asla bala çalışamıyacaktır.

Yine yaptığım uygulamalardan birisi de artık sorunlu koloniler ile zaman harcamıyorum.Mesela kıştan ana kaybı ile çıkmış veya sahteye dönüşmüş bir kolonimi var.Hemen birleştiriyorum.Bir istisna uyguluyorum o da mevcutu kuvvetli olan ve sahteye dönüşmemiş ana kaybeden kolonilerime bir şans daha veriyorum.Nihayetinde onun bala yetişme ihtimali var.

Yani benim takvim tamamen nektar başlangıç tarihine göre işliyor.Benim kızlar ya bal yapacak ya da yeni koloni oluşumuna katkı sağlayacak.Bende kasaplık besi yok...::))

Gelelim sezon başlangıç raporuna.

Toplam 165 koloni ile kışa girdim.

2 koloni ölüm.

3 koloni sahteye gitti. 

4 koloni de ise ana kaybı.

Ana kaybı yaşadıklarımdan birisi ise geçen yıl aldığım damızlık olunca biraz canımı sıkmadı değil.Lakin yapacak birşey de yok.Ölen ölmüştür....

Ölen iki koloni açlıktan değil.Mevcut yetersizliğinde salkıma girememişler.Kışa girerken 1,5 çıta civarında mevcutları vardı.Aynı güçte birkaç kolonim daha var onlarda hehrangi birşey yok.Gayet sağlıklılar.Fakat bu ölenler demekki Sonbaharda yeterince kış arısı çıkarmamışlar.Sonbaharda benim içeride gördüğüm mevcutun çoğu kış arısı değilmiş demek ki..

İşte bu sebepten ötürü Sonbahar beslemesi ve bakımları çok önemli.Arıcılar kış arısının çıkmasını sağlamadığında  çok koloni kaybı yaşıyorlar.

Üç kolonimin sahteye gitmesi gayet doğal bir durum.Yani olağan ve makul bir oran.Ana kaybı olan 4 kolonime ise şayet şimdi bu tarihlerde bakamamış olsaydım onlarda Mart ayında baktığımda sahteye gitmiş olacaklardı.

Peki tesbit ettik uygulamada ne yaptık ?

Ölenlere sözümüz yok.Gidenler bizden değildir.::))

Sahteye gitmiş kolonilerimin ikisini direk başka bir koloni ile birleştirdim.Sadece içlerinden birsini henüz birleştirmedim.O da mevcutu çok kuvvetli idi.9 çıtalık bir sahte koloniyi ancak ve ancak 15 çıtalık başka bir koloni ile birleştirebilirsin.Aksi halde Dimyata prinçe gitmiş birisinin bulgurdan olması durumu ortaya çıkar ve eldeki sağlam anayı da kaybedersiniz.

Zaman yeteri kadar kalmadığından bu 9 çıtalık sahte koloniye bu hafta sonu işlem yapacağım.Üçer çıta halinde başka bir üç koloni ile birleştirme yapacağım.

Yapacağımız bu birleştirme sayesinde maksimum verime ulaşmış olacağız.Şimdi bazı arkadaşlarımız bunun neresi maksimum verim koloni kaybı yaşıyoruz diye düşünebilir...

Bu sahteye pekala ana vermeyi felan deneyebiliriz.Yapmadığım birşey değil.Kabul ettirdiğimde var.Fakat elde ettiğim sonuçlar gösterdi ki verimli bir yol değil.Buna sebep olarakta kabulde başarı oranı %50 ..Yani şansınız yarı yarıya.Varsayalım ki kabul ettirdiniz bu sefer mevcut koloni yaşadığı geçikmelerden dolayı bala yetişme şansı yine çok az.Ayrıca sizin bu koloniye İlkbahar döneminde harcayacağınız da cabası.

Uğraşmaya değmez , birleştir gitsin.

Birleştirdiğin bu koloniler diğer kolonilere fark yapacağından Mayıs ayında zaten olağandan daha fazla güçlenecekleri için yine aynı bu kolonileriden çıta alarak yeni suni bölme koloniler elde edebilirsiniz.

Stok kontrolü yaptığımda ise iki kolonim hariç hepsi süperdi.Rahatlıkla Mart ortasını geçerler.

Açlık sınırına gelen iki koloniyi ise anlamakta zorlanıyorum.Arılığımda aynı beslemeye tabi tutuldular.Şayet Şubat ayında bakamamış olsam açlıktan gidecek seviyeye gelmişler.Hani desem ki çok aşırı yavru yaptı da stoğu tükettiler ...değil.Yağma söz konusu o da değil.Sonuçta direkten döndüler.Neyseki benim bu tür durumlar için stokta ballı çerçevelerim vardır.Sağlı sollu iki sağlam çerçeve kaptırdım artık onları da bir ay daha düşünmem.

Koloni mevcutuna gelince gayet güzel.Her  koloni kendi gücüne göre %15 mevcut kaybı yaşamış.Tabii bu Şubat ayına ve bu tarihe göre.Yani geçmiş sezonların bakım tarihini baz alacak olursak her koloni kışa girdiği mevcutunu artırarak çıkacak demektir.Bu da gösteriyor ki son yılların en başarılı kışlama performansı.

Yeni umutlarla dolu güzel bir sezon bizi bekliyor.Allah tüm arıcı dostlarımıza gönlünce vermesi dileğiyle....

SLM ve Muhabbetle...




6 Şubat 2017 Pazartesi

ÇITA HAZIRLIKLARI DEVAM EDİYOR


Arılık merkezi çalışma ofisim.Hafta sonunu burada çalışarak geçiriyorum.


Çerceve ve kuş gözü takma aletim.İki işi aynı anda yapabiliyor olmam müthiş rahatlık.Aletin yine ayar vidaları var bu sayede kuş gözlerinin yeri tam hizada oluyor.


Tel germe aletim.Erçika dan aldığım bu aleti üzerinde biraz modifiye yaparak Türk standartlarına uygun hale getirdim.Bu sefer kesim ve kaynak işlerini bizatihi ben yaptım.Artık bundan sonra elimden geleni kendimden esirgememeye karar verdim. 


Üzerinden bir yıl geçmiş olsa bile kuş gözü sayesinde tellerde en ufak bir gevşeme olmuyor.


Bu yıl yaptığım mum eritmeden sonra bile telelr gergisini muhafaza ediyordu.Daha ne isteyebilirdim ki.


Masam , masam ,güzel masam....

Zımba için kullandığım tabanca ise havalı tabanca değil.Elektrikli.Krom zımba kullandığımdan bu makineyi bulmak biraz zor oldu ama şimdi artık elimde yedekli hazır bekliyor.


*******************

Kızlarım salkımda ben arılıkta sezon hazırlığı yapmaya devam ediyorum.

Sezon başladığında benim artık malzeme hazırlayacak zamanım olmuyor.Ancak güncel arı bakımı ve beslemesine dair işleri yapabiliyorum.Çünkü hafta sonu sadece bir günüm var.

Çıta hazırlamak zaman alan yorucu bir iş.Bir saatte 25/30 çıta ancak hazırlayabiliyorum.Daha fazlasını da yapabilirim ama bu sefer çıtalar istediğim gibi güzel olmayabilirler.Şuana kadar yaklaşık 1.500 çıtam tellendi ve hazır bekliyor.Yine yaklaşık 1.200 de kabartılmış çıtam hazır bekliyor.Normal şartlarda bu sezon için yeterli bir rakam.163 kolonim var.Bunların 120/140 arası koloninin bala girmesini bekliyorum.Her bir koloninin 10 ham çıta ihtiyacı olabileceğini varsayarsam bu sayı yeterli .
Fakat ben tedbirli olmayı seven birisiyim.Ola ki sezon harika oldu ve benim kızlar 4 kat yaptılar.Bu daha önce yapmadıkları birşey değil.

Şayet en iyi senaryo gerçekleşirse benim 1.000 çıtaya daha ihtiyacım olabilir .Benim de işimi şansa bırakmak gibi bir niyetim yok.Bunun içinde önümde hala yeteli vaktim var diye düşünüyorum.

Çıtalara çok önem veriyorum.

Çıtanın yapımı zaman alıyor ve ilave olarak bir kabartılmış peteğinde 1,5 kg.bal veya şuruptan oluşuyor.Ayrıca yine bu çıtaları 3 veya 4 yıl kullanıyoruz.Bu kadar emek ve zaman harcadığımız bir ürünü yaparken son derece dikkat etmemiz gerektiğini düşünüyorum.

Çıtalarımın bütün malzemelerini paslanmaz kullanıyorum.Kuş gözlerim , tellerim ve zımba telim krom.Yani üzerinden yıllar geçse de paslanma ihtimali yok.

Bir ayrıntıya dikkat çekmek istiyorum.

Bal üretimin safhaları hijyen barındırmalı.Bakımdan bal sağımına kadar hijyen olmalı.Biz arıcılar ise şuan sadece varoa için kullandığımız ilaçları konuşuyoruz.elbette konuşmalıyız ama ortada bir gerçek var ki mevcut varoa ilacının piyasada bir alternatifi yok.

Vardır diyen yalan söylüyor...

Bal sağımı konusunda yeterli hijenin sağlandığını düşünmüyorum.Buna yeterince dikkat etmiyoruz.

Arının bal koyduğu çerçeve de yani balın depolandığı peteklerde ne kadar hijen var ?

Kaç kişi paslanmaz malzeme kullanıyor ?

Vesair vesair liste böyle uzar gider.

Hafta sonu çoğu arıcı arılarına bakma fırsatı buldu.Benim henüz böyle bir şansım olmadı.Hava biraz sert olunca açma gereği hissetmedim.Bal stoklarından eminim ve şüphe duymuyorum.Bu şartla altında kızlarımın keyfini kaçırmanın da gereği yok.

Kızlarımın stoğu Mart a kadar yeterlidir diye düşünüyorum.

Önümüzde yeni bir soğuk hava dalgası var.Onlar yatmaya ben de çalışmaya devam edeceğim.

SLM ve Muhabbetle...



19 Ocak 2017 Perşembe

ARILIKTA MUHABBET GÜNLERİ


Elciğezlerimle hazırladığım saç kavurma...Bizimkiler Keçiyi görünce nasılda keyifleri yerine geldi..:)


Ne olur ne olmaz diye 6 kişilik hesap yapmıştım ...Sonuç ne yaptıysak bitiremedik.


Patates faslına geçtik.Patates dediğime bakmayın , keçi etinden tatlı..:)


Benim Körükçüye çok baskı vardı...Veysel benim patateslerimi özlemiş ama bu kadar haşin bakışların altında nasıl yesin ki..::))


Bir ara nefes alalım dedik ve orman içinde güzel bir gezinti yaptık.Ormanın kendi güzelliği apayrı ama kar onu daha da güzelleştiriyor.


Gün bitimi ve artık güneş batıyor.Bir güzel günü daha hayatımızn arşivine attık.Allah böyle güzel günlerin sayısını artırır inşallah.


******************

Biz arıcıların sezon başladığında nefes alacak zamanımız olmaz.Özellikle de benim ve benimle aynı şekilde hem arıcı hem de tam zamanlı işte çalışanların.Zaman bizim için fazlasıyla kısıtlıdır.

Mesela benim arılarıma ayırdığım sadece bir günüm var.Haftanın her pazar günü arılığımdayımdır.Her cuma akşamı yazlığıma gider , cuma ve cumartesi akşamları geceleri arılığımda malzeme hazırlığı yaparım.Pazar günleri ise sadece koloni bakımları ile zaman geçiririm.

Hal bu olunca muhabbet için fazla vaktimiz kalmıyor.Taaki Kış gelene kadar.

Kızlar salkıma biz muhabbete...

Feshanede zaman kısıtlı olduğundan , muhabbet mi edelim , şehir dışından gelen diğer dostlarımıza zaman mı ayıralım , standları gezerek ihtiyaçlarımızı alalım derken ....bir bakıyoruz akşam olmuş gün bitmiş.

Bu yılın ilk muhabbet günleri startını ben verdim.Kadroyu dar tuttum .Elbette bunun bir sebepi var.

İlk sebepi ; çok geniş katılımlı bir sohbet organizasyonu yapıldığında , yemek telaşından başka bir şey elde edemiyoruz.Bunun en bariz örneği Efraim Abini verdiği davette gerçekleşti.Efraim Abiden Allah razı olsun , onun ve arkadaşlarının hakkını veremeyiz.Akşama kadar bize hizmet ettiler.Mükemmel ağırladılar.Ama akşam olduğunda baktık ki Efraim abi ile birlikte bir muhabbet bile edememişiz.

O zaman ne anlamı kaldı.Burada amaç yemek değil ki.İnsanlar o kadar yolu yemek için gelmiyorlar ki...

Yani iş amacının dışına çıkıyor.Sayı fazla olduğundan sonuç zaten bu olmak zorunda.

İsim isim çağırmaya kalksam bu seferde ortaya başka bir sonuç çıkma ihtimali var.Onu çağırdı beni neden çağırmadı.....

Geriye yapacak birşey kalıyor.bende onu yaptım.

Diğer arıcı dostlarıma gelince ,onlarda benim çağırmamı beklemeyecek , ufukta ziyafet göründüğü anda kendi kendini davet ettirecek.Ben bunu yapamam diyende bu sayfadan yazıları okumaya devam edecek.Daha ne diyeyim...

Muhabbete gelince...

Tek eksiğimiz İlhami Abinin bir tenceresi vardı ...Geçen yıl Tencereden güzel sesler çıkarmıştı...::))

Ali Abiye söylemiştim ama anlaşılan unuttu.Ehh zati yaşta ilerledi...::))

Buradan bir itirafta bulunmak isterim.

Yazın iki defa tavuktan saç kavurma yapmıştım.Bu hayatımda kırmızı etten yaptığım ilk saç kavurma idi.

Bu tür konularda öz güvenim yüksektir.İlk denemem olmasına rağmen çokta güzel yaptım diyebilirim.Hele bir de biberi domatesi ve diğer malzemeleri sera değil de mevsiminde bahçeden olaydı bir o kadar daha güzel olacağına eminim.

Ama asıl yemeği tatlandıran muhabbeti , bunun da farkındayım..

Gün boyu genel muhabbetler yaptık.Gevezeliği özlemişiz.Sık sık  görüşüyor olsak bile yüz yüze muhabbetin yerini hiçbirşey tutamaz.

Akşam olduğunda farkına bile varamadık.

Dostlarıma teşekkür ediyorum.

SLM ve Muhabbetle...


12 Ocak 2017 Perşembe

ARILIĞIMDAN KIŞ MANZARALAR


Kızlarım beyaz örtünün altında dinleniyorlar.


Değişik bir cepheden görüntü.


Rüzgarın fazla olduğu yerlerde kar fazla birikimemiş.


Orman tarafından bir görüntü.Dışarısı soğuk , kar , fırtına , tipi altında.Konteynerin içi ise sıçacık.İçeride kuzinem yanıyor.Üstünde demlik çay , fırınında patates.Daha ne olsun...


Kovanların hepsi kar ile tamamen kaplanmış durumda.


Kar örtüsü sehpanın üstündeki kovanlar ile birleşmiş durumda.



Gece bile arılık ışıl ışıl.Beyaz örtünün her hali güzel.Tabii işin yoksa...



Kovanların hiçbirisinin önünü açmadım.Kovanalrımın hepsi sehpanın üstünde olduğundan buna gerek yok.


Kanaatim odur ki , kovanınız sehpa üstünde ise kar temizliğine gerek yok.Hatta açmamak daha iyi..Buna sebepte , olası ani bir güneşte arının kendini karın üstüne atmasını engellemiş olursunuz.


******************

Kış olanca bereketi ile devam ediyor.Şiddetli soğuklar ve güzel yağış alıyoruz.Çoğu insan soğuğun neresi güzeldir diyecek ama hatırlatmak isterim ki soğuk demek mikropların ölmesi demek, sağlık demektir.Kış,kış gibi olursa hem bereket hem de sağlıklı bir sezon olur.

Şahsen bu yıl kışın bol yağışlı ve özellikle de bunun gibi veya daha fazla kar yağışı alacağımızı düşünüyorum.Belki zaman zaman ani sıcaklık yükselmeleri yaşayacağız ama iniş ve çıkışlar biraz fazla olacaktır diye düşünüyorum.

Arıcılar tarafından bakacak olursak ; bence ideal bir kışlama yaşıyoruz.Yaklaşık bir aydır ben arının uçuş yaptığını hatırlamıyorum.Soğuklar hep dip seviye de ..Bunun arıcı tarafında  anlamı ise , hem arının ömrünün daha uzun olması demek hem de koloninin daha az bal tüketmesi demektir.

Yani her şekilde bizim işimize yarıyor.Arıcı dalgalı ve bol arı uçuşuna olanak sağlayan kış sezonunu sevmez, sevmemeli de.

Tabii saydığım bütün bu güzellikler , kolonisinin bakımlarını tam yapmış ve kışa öyle sokmuş arıcı için.Şayet arıcı beslemesini tamamlatmamış ise , sıkıştırmalarını yapmamışsa , varoa mücadelesini uygun şekilde yapmamışsa onun hali harap.

İlkbahara işi şansa kalmış demektir. Ben kolonilerimin yiyecek stoklarını Mart sonuna kadar dayanabileceği şekilde yaptırdım ki , olası kışın uzaması durumunda zor durumda kalmayayım.Tedbiri baştan almak her zaman iyidir.

Tedbir Kul'dan , Takdir Allah'tan.

SLM ve Muhabbetle...