6 Mart 2017 Pazartesi

OĞUL ÖNLEMLERİ


Bu hafta traş günüydü.Gün boyu analarımı traşladım.Tuttuğumun kanatlarını kestim.


Kanatını kestiğim kızım alımlı prova yapıyordu.


Mavili kızım ise alımlı dolanıyordu.


*******************

Güzel bir hafta sonunu daha geride bıraktık.Biz arıcılar için harika bir hava vardı diyebilirim.Tabii gezmek isteyenler içinde öyle...

Bu yıl sezonun çok iyi geceçeğini düşünüyorum.Bu mihvalde de hazırlıklarımı yapıyorum.Genel olarak hazırlık olarak %90 seviyesindeyim diyebilirim.Sezona hızlı bir başlangıç yapsam bile sıkıntı yaşamayacak seviyedeyim.

Bu kolay olmadı tabii.Bir kış boyunca hazırlık yaptım.

Bu işin sadece malzeme boyutu.

Önceden hazırlık yapamayacağımız şeyler de var.Mesela ; oğul gibi...

Mayıs ayı geldiğinde ne yaparsanız yapın bazen işler rayından çıkabiliyor.Geçmiş sezonlarımdan birisini hatırlıyorum , o kadar fazla oğula meyletme oldu ki artık ağaçtaki oğulları izlemeye başlamıştım.

Artık nereye giderse gitsin hesabı..::))

Oturup ağlayacak halim yoktu ya...

Bu sefer işi daha sıkı tutuyorum.elimdeki anaların çoğunun kanatı zaten kesik.Geçen yıl ürettiklerim ve daha önceki yıldan kalan bazı anaların ise kesik değil.Hafta sonunu sadece buna ayırdım.

Sadece diyorum ama kovanın içinde anayı ararken zaten bir eksik varsa görüyor gerekli müdahaleyi de yapıyorum.Aslında aynı zamanda derinlemesine bir bakımda beraberinde yapmış oluyorum.

Bilenler bilir ama yine de bilmeyenler için ananın kanatını neden kestiğimizi kısaca anlatmaya çalışayım.

Bildiğiniz gibi kovandan gidecek ilk oğulun anası içerideki eski anamızdır.Yani bu kanatını kestiğimiz ana.Varsayalım ki bizim bu kovanda gözden kaçırdığımız bir meme oldu ve oğul verdi.Koloni oğul verirken anamız kovandan uçuyor ama kanatının biri eksik olduğu için , uçabildiği daha doğrusu düştüğü yer hemen kovanın önü oluyor.

Onu takip eden kızları da haliyle başında toplanıyor ama zaman geçtikçe ananın uçamadığını bir tuhaflık olduğun görüyorlar.Genelde akşam olunca ama bazen bunun istisnası oluyor bir gün sonrada dönebiliyor , ana hariç herkes tekrar eski kovanına geri dönüyor.

Bu senaryo da bizim kolonimiz de arı kaybına sebep olmuyor.Bu koloni bu sayede hem anayı yeniliyor hem de nektar sezonunu kaçırmamış oluyor.

Bu sistemde de ufak bir risk var.Aynı anda çok ana memeden çıkarda birbirlerine üstünlük sağlayamamış iseler , halk dilinde piç oğul dediğimiz irili ufaklı bir sürü çiftleşmemiş analı oğullar meydana gelir.Yani hiçbirşey yüz de yüz garanti altında değil ama ana kanatını kesme bu işin sigortasıdır.

Kanatını kesin diyorum ama iki kanatını da kesmenize gerek yok.Bir tane kanat kesmeniz yeterlidir.

Bir de kanat kesimi ilk defa yapacak için önemli bir uyarım var.anayı elde tutmaya alışmak öyle kolay değil.Anayı her istediğiniz pozisyonda da tutamazsınız.Karnı zarar görmemeli.yumurtalıklar zarar gördüğü anda ananın işi bitmiş demektir.

Özellikle bu konuya dikkat etmelisiniz.Ayrıca ananın kanadını keseyim derken makasın ucuna dikkat edin ki , araya ananın ayaklarından birisi sıkışırsa , siz de onu keserseniz bu da on kusurlu hareketten birisidir.

Topal bir anayı kovan yaşatmayacaktır.

Bu yıl kızlarımı boyamaktan vazgeçtim.Aslında çokta gerekli bulmuyorum.Bir kovanda anayı aramaya gerek yok.Çıtaların birinde günlük yumurta görmüşseniz işler yolunda demektir.Ana ızgarası koyduğumuzda ise katta hızlı bir ana taraması yapıyorum bulduysam altta indiriyorum bulamamış isem öyle bırakıyorum.Bir sonraki hafta notunu ise katta yaptığım kontrolde katta günlük yumurta var ise ana katta demektir.Bulur altta indiririm.

Ben katta meme kontrolü yapmak istemiyorum diyebilirsiniz ama mecbursunuz.Anayı altta almış olsanız bile bir hafta sonra meme kontrolü yaptığınızda işler yolunda ise ancak o koloniyi kendi haline bırabilirsiniz.

Yazlıktaki kolonilerimin çoğunun kanat kesimini bitirdim.İnşallah haftaya da güzel hava olurda kesim işini tamamlarım.

Kanat kesimi ile ilgili son bir not.

Şayet kanat kesimi yapmayı düşünüyorsanız bunu bir iki hafta içinde yapmalısınız.Aksi halde koloniler hızlı bir şekilde çoğalacağından artık ana bulmak iyice zorlaşacaktır.

Kolonilerim yavru alanlarını istenilen düzeyde çoğalttılar.Mevsim böyle giderse Nisan sonu katları dörtlerim gibi görünüyor.

İnşallah demeyi de unutmamak lazım...

Stok durumları hala iyi.Takviye ihtiyacları şimdilik yok ama haftaya yine kontrol yaparak beslemeye başlayıp başlamayacağımın kararını vereceğim.Şuan hızlı bir yavru atımı olduğu için , koloniler içerideki stokları da aynı hızda tükettiklerinin farkındayım.

Yeterki yemek istesinler babaları onların hem keklerini hem de şuruplarını hazırladı bekliyor...

SLM ve Muhabbetle...






20 Şubat 2017 Pazartesi

SEZONUN İLK BAKIM VE TESBİTLERİ


Bismillah Dedim.Körüğümün dumanını özlemişim.



Kızlarım heyecanla sezonu bekliyorlar.Kolonilerimin ortalamaları hemen hemen bu şekilde.Bazı arıcı dostlarımın yaptığı gibi en iyi kovanımdan resim seçmiyorum ::))  Kendimi kandırmak istemem::))


İlk günüm olması hasebiyle , gün sonu pozum olsun istedim.Gün biterken ben de yorulmuş ama bütün kolonilerimi elden geçirmiş olmanın verdiği haz ile mutluydum.


Yavru alanları yine ortalama bu şekilde.Keza stok durumları da aynı şekilde.

*******************

Sezonun ilk bakımını bu hafta yaptım.

İlk defa Şubat ayında tesbit ve genel kontrol yaptım.Genelde sezon başlangıcını Mart ayı ortasında yaparım.Sezona başlamadan her koloninin mevcutunu mutlaka not ederim.İlkbahar gelişimlerini ve ananın performansını bu sayede gözlemleyebiliyorum.

Mesela ; bir koloni Nisan ayında istenilen düzeyde gelişmemiş ise tesbitdeki notlarıma baktığımda bu koloni kıştan çıktığında mevcut az ise sorun yok.Fakat normal güçte kıştan çıkmış ama mesafe kaydedemiyorsa bu koloniyi bölüyor veya destekleme kovanı olarak kullanıyorum.Aksi halde siz ne yaparsanız yapın bu koloni asla bala çalışamıyacaktır.

Yine yaptığım uygulamalardan birisi de artık sorunlu koloniler ile zaman harcamıyorum.Mesela kıştan ana kaybı ile çıkmış veya sahteye dönüşmüş bir kolonimi var.Hemen birleştiriyorum.Bir istisna uyguluyorum o da mevcutu kuvvetli olan ve sahteye dönüşmemiş ana kaybeden kolonilerime bir şans daha veriyorum.Nihayetinde onun bala yetişme ihtimali var.

Yani benim takvim tamamen nektar başlangıç tarihine göre işliyor.Benim kızlar ya bal yapacak ya da yeni koloni oluşumuna katkı sağlayacak.Bende kasaplık besi yok...::))

Gelelim sezon başlangıç raporuna.

Toplam 165 koloni ile kışa girdim.

2 koloni ölüm.

3 koloni sahteye gitti. 

4 koloni de ise ana kaybı.

Ana kaybı yaşadıklarımdan birisi ise geçen yıl aldığım damızlık olunca biraz canımı sıkmadı değil.Lakin yapacak birşey de yok.Ölen ölmüştür....

Ölen iki koloni açlıktan değil.Mevcut yetersizliğinde salkıma girememişler.Kışa girerken 1,5 çıta civarında mevcutları vardı.Aynı güçte birkaç kolonim daha var onlarda hehrangi birşey yok.Gayet sağlıklılar.Fakat bu ölenler demekki Sonbaharda yeterince kış arısı çıkarmamışlar.Sonbaharda benim içeride gördüğüm mevcutun çoğu kış arısı değilmiş demek ki..

İşte bu sebepten ötürü Sonbahar beslemesi ve bakımları çok önemli.Arıcılar kış arısının çıkmasını sağlamadığında  çok koloni kaybı yaşıyorlar.

Üç kolonimin sahteye gitmesi gayet doğal bir durum.Yani olağan ve makul bir oran.Ana kaybı olan 4 kolonime ise şayet şimdi bu tarihlerde bakamamış olsaydım onlarda Mart ayında baktığımda sahteye gitmiş olacaklardı.

Peki tesbit ettik uygulamada ne yaptık ?

Ölenlere sözümüz yok.Gidenler bizden değildir.::))

Sahteye gitmiş kolonilerimin ikisini direk başka bir koloni ile birleştirdim.Sadece içlerinden birsini henüz birleştirmedim.O da mevcutu çok kuvvetli idi.9 çıtalık bir sahte koloniyi ancak ve ancak 15 çıtalık başka bir koloni ile birleştirebilirsin.Aksi halde Dimyata prinçe gitmiş birisinin bulgurdan olması durumu ortaya çıkar ve eldeki sağlam anayı da kaybedersiniz.

Zaman yeteri kadar kalmadığından bu 9 çıtalık sahte koloniye bu hafta sonu işlem yapacağım.Üçer çıta halinde başka bir üç koloni ile birleştirme yapacağım.

Yapacağımız bu birleştirme sayesinde maksimum verime ulaşmış olacağız.Şimdi bazı arkadaşlarımız bunun neresi maksimum verim koloni kaybı yaşıyoruz diye düşünebilir...

Bu sahteye pekala ana vermeyi felan deneyebiliriz.Yapmadığım birşey değil.Kabul ettirdiğimde var.Fakat elde ettiğim sonuçlar gösterdi ki verimli bir yol değil.Buna sebep olarakta kabulde başarı oranı %50 ..Yani şansınız yarı yarıya.Varsayalım ki kabul ettirdiniz bu sefer mevcut koloni yaşadığı geçikmelerden dolayı bala yetişme şansı yine çok az.Ayrıca sizin bu koloniye İlkbahar döneminde harcayacağınız da cabası.

Uğraşmaya değmez , birleştir gitsin.

Birleştirdiğin bu koloniler diğer kolonilere fark yapacağından Mayıs ayında zaten olağandan daha fazla güçlenecekleri için yine aynı bu kolonileriden çıta alarak yeni suni bölme koloniler elde edebilirsiniz.

Stok kontrolü yaptığımda ise iki kolonim hariç hepsi süperdi.Rahatlıkla Mart ortasını geçerler.

Açlık sınırına gelen iki koloniyi ise anlamakta zorlanıyorum.Arılığımda aynı beslemeye tabi tutuldular.Şayet Şubat ayında bakamamış olsam açlıktan gidecek seviyeye gelmişler.Hani desem ki çok aşırı yavru yaptı da stoğu tükettiler ...değil.Yağma söz konusu o da değil.Sonuçta direkten döndüler.Neyseki benim bu tür durumlar için stokta ballı çerçevelerim vardır.Sağlı sollu iki sağlam çerçeve kaptırdım artık onları da bir ay daha düşünmem.

Koloni mevcutuna gelince gayet güzel.Her  koloni kendi gücüne göre %15 mevcut kaybı yaşamış.Tabii bu Şubat ayına ve bu tarihe göre.Yani geçmiş sezonların bakım tarihini baz alacak olursak her koloni kışa girdiği mevcutunu artırarak çıkacak demektir.Bu da gösteriyor ki son yılların en başarılı kışlama performansı.

Yeni umutlarla dolu güzel bir sezon bizi bekliyor.Allah tüm arıcı dostlarımıza gönlünce vermesi dileğiyle....

SLM ve Muhabbetle...




6 Şubat 2017 Pazartesi

ÇITA HAZIRLIKLARI DEVAM EDİYOR


Arılık merkezi çalışma ofisim.Hafta sonunu burada çalışarak geçiriyorum.


Çerceve ve kuş gözü takma aletim.İki işi aynı anda yapabiliyor olmam müthiş rahatlık.Aletin yine ayar vidaları var bu sayede kuş gözlerinin yeri tam hizada oluyor.


Tel germe aletim.Erçika dan aldığım bu aleti üzerinde biraz modifiye yaparak Türk standartlarına uygun hale getirdim.Bu sefer kesim ve kaynak işlerini bizatihi ben yaptım.Artık bundan sonra elimden geleni kendimden esirgememeye karar verdim. 


Üzerinden bir yıl geçmiş olsa bile kuş gözü sayesinde tellerde en ufak bir gevşeme olmuyor.


Bu yıl yaptığım mum eritmeden sonra bile telelr gergisini muhafaza ediyordu.Daha ne isteyebilirdim ki.


Masam , masam ,güzel masam....

Zımba için kullandığım tabanca ise havalı tabanca değil.Elektrikli.Krom zımba kullandığımdan bu makineyi bulmak biraz zor oldu ama şimdi artık elimde yedekli hazır bekliyor.


*******************

Kızlarım salkımda ben arılıkta sezon hazırlığı yapmaya devam ediyorum.

Sezon başladığında benim artık malzeme hazırlayacak zamanım olmuyor.Ancak güncel arı bakımı ve beslemesine dair işleri yapabiliyorum.Çünkü hafta sonu sadece bir günüm var.

Çıta hazırlamak zaman alan yorucu bir iş.Bir saatte 25/30 çıta ancak hazırlayabiliyorum.Daha fazlasını da yapabilirim ama bu sefer çıtalar istediğim gibi güzel olmayabilirler.Şuana kadar yaklaşık 1.500 çıtam tellendi ve hazır bekliyor.Yine yaklaşık 1.200 de kabartılmış çıtam hazır bekliyor.Normal şartlarda bu sezon için yeterli bir rakam.163 kolonim var.Bunların 120/140 arası koloninin bala girmesini bekliyorum.Her bir koloninin 10 ham çıta ihtiyacı olabileceğini varsayarsam bu sayı yeterli .
Fakat ben tedbirli olmayı seven birisiyim.Ola ki sezon harika oldu ve benim kızlar 4 kat yaptılar.Bu daha önce yapmadıkları birşey değil.

Şayet en iyi senaryo gerçekleşirse benim 1.000 çıtaya daha ihtiyacım olabilir .Benim de işimi şansa bırakmak gibi bir niyetim yok.Bunun içinde önümde hala yeteli vaktim var diye düşünüyorum.

Çıtalara çok önem veriyorum.

Çıtanın yapımı zaman alıyor ve ilave olarak bir kabartılmış peteğinde 1,5 kg.bal veya şuruptan oluşuyor.Ayrıca yine bu çıtaları 3 veya 4 yıl kullanıyoruz.Bu kadar emek ve zaman harcadığımız bir ürünü yaparken son derece dikkat etmemiz gerektiğini düşünüyorum.

Çıtalarımın bütün malzemelerini paslanmaz kullanıyorum.Kuş gözlerim , tellerim ve zımba telim krom.Yani üzerinden yıllar geçse de paslanma ihtimali yok.

Bir ayrıntıya dikkat çekmek istiyorum.

Bal üretimin safhaları hijyen barındırmalı.Bakımdan bal sağımına kadar hijyen olmalı.Biz arıcılar ise şuan sadece varoa için kullandığımız ilaçları konuşuyoruz.elbette konuşmalıyız ama ortada bir gerçek var ki mevcut varoa ilacının piyasada bir alternatifi yok.

Vardır diyen yalan söylüyor...

Bal sağımı konusunda yeterli hijenin sağlandığını düşünmüyorum.Buna yeterince dikkat etmiyoruz.

Arının bal koyduğu çerçeve de yani balın depolandığı peteklerde ne kadar hijen var ?

Kaç kişi paslanmaz malzeme kullanıyor ?

Vesair vesair liste böyle uzar gider.

Hafta sonu çoğu arıcı arılarına bakma fırsatı buldu.Benim henüz böyle bir şansım olmadı.Hava biraz sert olunca açma gereği hissetmedim.Bal stoklarından eminim ve şüphe duymuyorum.Bu şartla altında kızlarımın keyfini kaçırmanın da gereği yok.

Kızlarımın stoğu Mart a kadar yeterlidir diye düşünüyorum.

Önümüzde yeni bir soğuk hava dalgası var.Onlar yatmaya ben de çalışmaya devam edeceğim.

SLM ve Muhabbetle...



19 Ocak 2017 Perşembe

ARILIKTA MUHABBET GÜNLERİ


Elciğezlerimle hazırladığım saç kavurma...Bizimkiler Keçiyi görünce nasılda keyifleri yerine geldi..:)


Ne olur ne olmaz diye 6 kişilik hesap yapmıştım ...Sonuç ne yaptıysak bitiremedik.


Patates faslına geçtik.Patates dediğime bakmayın , keçi etinden tatlı..:)


Benim Körükçüye çok baskı vardı...Veysel benim patateslerimi özlemiş ama bu kadar haşin bakışların altında nasıl yesin ki..::))


Bir ara nefes alalım dedik ve orman içinde güzel bir gezinti yaptık.Ormanın kendi güzelliği apayrı ama kar onu daha da güzelleştiriyor.


Gün bitimi ve artık güneş batıyor.Bir güzel günü daha hayatımızn arşivine attık.Allah böyle güzel günlerin sayısını artırır inşallah.


******************

Biz arıcıların sezon başladığında nefes alacak zamanımız olmaz.Özellikle de benim ve benimle aynı şekilde hem arıcı hem de tam zamanlı işte çalışanların.Zaman bizim için fazlasıyla kısıtlıdır.

Mesela benim arılarıma ayırdığım sadece bir günüm var.Haftanın her pazar günü arılığımdayımdır.Her cuma akşamı yazlığıma gider , cuma ve cumartesi akşamları geceleri arılığımda malzeme hazırlığı yaparım.Pazar günleri ise sadece koloni bakımları ile zaman geçiririm.

Hal bu olunca muhabbet için fazla vaktimiz kalmıyor.Taaki Kış gelene kadar.

Kızlar salkıma biz muhabbete...

Feshanede zaman kısıtlı olduğundan , muhabbet mi edelim , şehir dışından gelen diğer dostlarımıza zaman mı ayıralım , standları gezerek ihtiyaçlarımızı alalım derken ....bir bakıyoruz akşam olmuş gün bitmiş.

Bu yılın ilk muhabbet günleri startını ben verdim.Kadroyu dar tuttum .Elbette bunun bir sebepi var.

İlk sebepi ; çok geniş katılımlı bir sohbet organizasyonu yapıldığında , yemek telaşından başka bir şey elde edemiyoruz.Bunun en bariz örneği Efraim Abini verdiği davette gerçekleşti.Efraim Abiden Allah razı olsun , onun ve arkadaşlarının hakkını veremeyiz.Akşama kadar bize hizmet ettiler.Mükemmel ağırladılar.Ama akşam olduğunda baktık ki Efraim abi ile birlikte bir muhabbet bile edememişiz.

O zaman ne anlamı kaldı.Burada amaç yemek değil ki.İnsanlar o kadar yolu yemek için gelmiyorlar ki...

Yani iş amacının dışına çıkıyor.Sayı fazla olduğundan sonuç zaten bu olmak zorunda.

İsim isim çağırmaya kalksam bu seferde ortaya başka bir sonuç çıkma ihtimali var.Onu çağırdı beni neden çağırmadı.....

Geriye yapacak birşey kalıyor.bende onu yaptım.

Diğer arıcı dostlarıma gelince ,onlarda benim çağırmamı beklemeyecek , ufukta ziyafet göründüğü anda kendi kendini davet ettirecek.Ben bunu yapamam diyende bu sayfadan yazıları okumaya devam edecek.Daha ne diyeyim...

Muhabbete gelince...

Tek eksiğimiz İlhami Abinin bir tenceresi vardı ...Geçen yıl Tencereden güzel sesler çıkarmıştı...::))

Ali Abiye söylemiştim ama anlaşılan unuttu.Ehh zati yaşta ilerledi...::))

Buradan bir itirafta bulunmak isterim.

Yazın iki defa tavuktan saç kavurma yapmıştım.Bu hayatımda kırmızı etten yaptığım ilk saç kavurma idi.

Bu tür konularda öz güvenim yüksektir.İlk denemem olmasına rağmen çokta güzel yaptım diyebilirim.Hele bir de biberi domatesi ve diğer malzemeleri sera değil de mevsiminde bahçeden olaydı bir o kadar daha güzel olacağına eminim.

Ama asıl yemeği tatlandıran muhabbeti , bunun da farkındayım..

Gün boyu genel muhabbetler yaptık.Gevezeliği özlemişiz.Sık sık  görüşüyor olsak bile yüz yüze muhabbetin yerini hiçbirşey tutamaz.

Akşam olduğunda farkına bile varamadık.

Dostlarıma teşekkür ediyorum.

SLM ve Muhabbetle...


12 Ocak 2017 Perşembe

ARILIĞIMDAN KIŞ MANZARALAR


Kızlarım beyaz örtünün altında dinleniyorlar.


Değişik bir cepheden görüntü.


Rüzgarın fazla olduğu yerlerde kar fazla birikimemiş.


Orman tarafından bir görüntü.Dışarısı soğuk , kar , fırtına , tipi altında.Konteynerin içi ise sıçacık.İçeride kuzinem yanıyor.Üstünde demlik çay , fırınında patates.Daha ne olsun...


Kovanların hepsi kar ile tamamen kaplanmış durumda.


Kar örtüsü sehpanın üstündeki kovanlar ile birleşmiş durumda.



Gece bile arılık ışıl ışıl.Beyaz örtünün her hali güzel.Tabii işin yoksa...



Kovanların hiçbirisinin önünü açmadım.Kovanalrımın hepsi sehpanın üstünde olduğundan buna gerek yok.


Kanaatim odur ki , kovanınız sehpa üstünde ise kar temizliğine gerek yok.Hatta açmamak daha iyi..Buna sebepte , olası ani bir güneşte arının kendini karın üstüne atmasını engellemiş olursunuz.


******************

Kış olanca bereketi ile devam ediyor.Şiddetli soğuklar ve güzel yağış alıyoruz.Çoğu insan soğuğun neresi güzeldir diyecek ama hatırlatmak isterim ki soğuk demek mikropların ölmesi demek, sağlık demektir.Kış,kış gibi olursa hem bereket hem de sağlıklı bir sezon olur.

Şahsen bu yıl kışın bol yağışlı ve özellikle de bunun gibi veya daha fazla kar yağışı alacağımızı düşünüyorum.Belki zaman zaman ani sıcaklık yükselmeleri yaşayacağız ama iniş ve çıkışlar biraz fazla olacaktır diye düşünüyorum.

Arıcılar tarafından bakacak olursak ; bence ideal bir kışlama yaşıyoruz.Yaklaşık bir aydır ben arının uçuş yaptığını hatırlamıyorum.Soğuklar hep dip seviye de ..Bunun arıcı tarafında  anlamı ise , hem arının ömrünün daha uzun olması demek hem de koloninin daha az bal tüketmesi demektir.

Yani her şekilde bizim işimize yarıyor.Arıcı dalgalı ve bol arı uçuşuna olanak sağlayan kış sezonunu sevmez, sevmemeli de.

Tabii saydığım bütün bu güzellikler , kolonisinin bakımlarını tam yapmış ve kışa öyle sokmuş arıcı için.Şayet arıcı beslemesini tamamlatmamış ise , sıkıştırmalarını yapmamışsa , varoa mücadelesini uygun şekilde yapmamışsa onun hali harap.

İlkbahara işi şansa kalmış demektir. Ben kolonilerimin yiyecek stoklarını Mart sonuna kadar dayanabileceği şekilde yaptırdım ki , olası kışın uzaması durumunda zor durumda kalmayayım.Tedbiri baştan almak her zaman iyidir.

Tedbir Kul'dan , Takdir Allah'tan.

SLM ve Muhabbetle...


27 Aralık 2016 Salı

BİR FUAR DAHA GERİ DE KALDI


Fuarların vazgeçilmez neşeli simasi Ercanın standındayız.Yedik ,içtik , eğlendik...Ercan sonuçta bakacak ki ...olan benim pastalara oldu...::))



Bu resim Ali abiden araklamadır..::))

Benim ilk arıları aldığım ve ilk rehberim Hasan Abim.Sakalları gibi kalbide safidir...

Yalnız nöbet yerini terk etti.Hele sen bir dakika nefeslen içeri bir kolacan edip gelelim dedik...dönüşte yerinde bulamadık...Anlaşılan biz de dönüşü fazla uzattık..::))


Saim Gürel Kardeşimiz...Markalaşma konusunda adım atmaya başladı.İsabetli bir karar verdi .Geliştirmeye ve yatırıma devam edecektir diye düşünüyorum.Marka yatırımı emek+paradır.



Ali Civan ve Bayram Bektaş.Ekranların görünen yüzü değildir ama Ercan Bektaşın kardeşidir.Ali ise bilinen şahsiyet, fuarın renkli simasi.Allah çıktığı yolda rızkını artırır inşallah.


Yalçın Bey , yorgunluktan ve yoğunluktan nefes almakta zorlanıyordu.Bir ara iki kelam etme fırsatı bulduk.Festivallerin fikir babası ve asli düzenleyicisi olduğu için kendisine teşekkür ederim.



Belki de fuarın tek yeni ürünü...Firma karakovan çeşitlemeleri üzerine değişik tarz yaklaşımlar geliştirmiş.Hobiciler için çok güzel örnekler var.


Kadıoğlunun standı.Bu sene yengemiz işlere el koymuş gibi görünüyor.Gelecek yıllarda elde edindiği tecrübeler ışığında iyi bir pazar yakalayacağını düşünüyorum.Yalnız sabır şart.::))


Hüseyin Diner beyin standına geçme fırsatı bulamadan sağolsun kendisi erken davrandı o ziyarete geldi.


Bu da yine Kovansan firmasının geliştirdiği karakovan örneklemelerinden bir tanesi.Çok şirin ve tatlı duruyor.


Demonte çıta örneklmesi.Daha bunun bir çok örneklerini görmüştüm ama Kovansan firmasının bu çalışması da pratik ve kullanışlı.Fiyatları biraz yüksek kalıyor.Tabii bir de bu çıtaları çakılmamış haliyle gönderdiğinde işin hiçbir anlamı kalmıyor.Pazar için bu bir sıkıntı.Firmanın bu konulara çözüm getireceğine eminim.


Sıralamada bu resim üsttlerdeydi ama nasıl olmuşsa en alt sıraya gelmiş..::))

Keçi niyetine ne bulduysak yedik.Ali Şekerli abim ise resim çekmekle yetindi.Bizden habersiz erken yemek yeyince Keçi fırsatını da tepmiş oldu..::))

Ali Abi son bir fırsatın var.Benim arılıkta Keçi niyetimiz var , kaçırma derim...

*******************
Günün neredeyse tamamını hoş sohbette geçirdik diyebilirim.

Bu yıl her stant kendi tedbirini almış.Hepsinde çay vardı.Çaycıda sadece bir çay içtik.Gerisi bedava.::)
tek tek sayamıyorum ama herbirine ikram ve hoşsohbetleri için ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

Sadri abi resimlerde yok kusuruma bakmasın , tekrar döner sohbet ederiz diye düşündük , iki defa da geldik ama müsait bulamadık.Sadri abinin Sonbaharda gönderdiği kekleri arılıkta denemiş ve memnun kalmıştım. İlkahar için 300 kg talebim oldu.İnşallah İlkbaharda arılarım onun kekleri ile daha coşacaklar diye düşünüyorum.

Bir de Kerim Yener Hoca ile resim alamadık.Ona da tekrar standına dönme  ve sohbet etme sözü vermiştim.İki defa onun standına dönmeme rağmen ikisinde de yerinde yoktu.

Güzel bir Feshane fuarını daha geride bıraktık.Geçen yılı Haliçteki fuarı yok sayıyorum.Bu yıl fuar tekrar aslına döndü.

Katılımcı firmaların eksikliği ve yeni ürün olmayışı bir eksiklikti.

Fakat geri kalan herşey harikaydı diyebilirim.

Yalçın Bey , geçen yıllarda yaptığımız tesbitleri dikkate almış.Mesela yiyecek içeçek yerleri gibi en önemli eksiklik bu yıl giderilmiş.

Çay ve yemekler hem güzel hem de fiyat olarak ta uygundu.Oturma mekanı yeterli idi.Bu yıl Arı ürünleri dışında ürünün olmaması da isabetli bir karardı.Süt ürünleri gibi mamüllerin Arı fuarında ne işi olabilirdi ki.

Nihayetinde kanatlı değiller..::))

***

Son dönemlerde sanal alemde fuar aleyhine yazı yazan , sözde laf yetiştiren ahmaklar var.Kusuruma bakmasınlar ahmak dediğim için ama fuarların ne ifade ettiğini bilemeyecek kadar ahmaklar.Bu sayfada Fuarın sektörel katkısını yazmaya bile gerek duymuyorum.

Onları küçücük dünyalarında keni hallerine bırakıyorum.

Kızgın olduğum diğer bir konu var.

Bunu daha fazla önemsiyorum...

Yalçın beyin düzenlemiş olduğu ilk fuardan sonra malumunuz olduğu üzere birlikte fuar düzenledi.Elbette fuar düzenlemek hakları ama bunu yaparken katılımcı firmalara aba altından soba göstererek Yalçın Beyin fuarına katılanlara boykot uygulaması kabul edilebilir değil.

Fuar yapmak istiyorsan çıkarsın adam gibi Feshanedeki fuara katılırsın , akabinde kendi fuarını düzenler orada da hiç bir firmaya bloke koymazsın.Nasıl Yalçın bey sizin fuara katılıyorsa sizler de aynı medeni cesareti gösterip katılmalısınız.

Fakat nedendir bilinmez ( aslında bilinir , açgözlülük ) bu sefer armasad diye sözüm ona bir birlik kuruldu ve bu sefer onlar fuar yapmaya ve diğer fuarları bloke etmeye karar verdiler....:::(((

Armasad kurucuları çıkıp aleni bir şekilde ilk olarak biz arıcılara bu yapıyı neden kuruduklarını ve amaçlarını anlatmalılar....( bunu da biliyorum ya ...neyse....)

İkinci olarak fuarları boykot ederek neyin peşindesiniz...Bunu da bilmek bizim hakkımız...

Kendi fuarınızı neden düzenleme ihtiyacı duydunuz ?

Ben bunların hepsinin cevapını biliyorum ve de onun için diyorum ki ....

Arıcı ahırda sağılan sağmal inek değildir....

Armasad biz arıcıları boykot ettiği için....Ben de diyorum kiii....

Arıcılar da sizi boykot ediyor ve fuarınıza katılmıyoruz.

Tüm dostlarıma da çağrımdır ...sizler de katılmayarak haklı tepkinizi göstermesini bilin.Şayet bunu bugün yapmazsanız, bugün yaptığınız gibi peteğin fiyatı neden başını aldı gidiyor diye düşüneceğiniz yerde gelecekte artık sadece mumun fiyatını düşünmeyeceksiniz...

Akıllı olun , size yapılan boykotu görün ve de tepkinizi gösterin.

SLM ve Muhabbetle...




14 Aralık 2016 Çarşamba

BALIN FAYDALARI VE KULLANIM ALANLARI


Sağlığa olan faydalarıyla insan hayatında önemli bir yeri bulunan bal, kalp çarpıntısı, yüksek tansiyon ve kansızlığı da önleyerek, vücudu dinç ve zinde tutuyor.



Kahvaltı menülerinin vazgeçilmezleri arasından bulunan bal, öksürük, kabızlık ve nezle gibi hastalıkların tedavisinde doğal ilaç olarak kullanılabiliyor. 

İçerisindeki vitamin, mineral ve aminoasitler ile çocukların gelişiminde faydalı olan bal, kanseri önleyerek vücuttaki zararları mikropları kırıyor. 


Arıların çiçeklerden, meyve tomurcuklarından, yuttukları nektarın, invertaz enzimi sayesinde değişime uğramasıyla oluşan bal, mide bağırsak gazlarını izole ediyor.


Gargara yapıldığı zaman diş etlerini de kuvvetlendiren bal, vücuttaki halsizliği atıyor. Bin derde derman olarak bilinen bal, vatandaşlardan yoğun ilgi görüyor.


Barsaklardaki, damarlardaki ve diğer organlardaki pislikleri temizler.



Yenmesi ve haricen sürülmesi, vücut salgılarını düzenler. İhtiyarlara ve balgamlılara faydalıdır.


Soğuk algınlığını önler. Besleyici, tabiatı yumuşatıcı, içine atılan maddelerin özelliğini koruyucudur.


Göğsü ve ciğerleri temizler, idrarı artırır, balgamın doğurduğu öksürüğe iyi gelir.


Bulundurduğu enzimler sayesinde bağırsaktaki mantarları ve zararlı bakterileri yok eder




Kalp, çapıntı ve yüksek tansiyondan şikayet edenler için çok yararlı bir besin maddesidir.


Sabah ve akşamları aç karnına yenilecek bir çorba kaşığı bal, beynin daha iyi çalışmasını sağlıyor. 



Beynin mükemmel çalışması için sabahları ve akşamları aç karnına bir çorba kaşığı bal yemek ve beyin ısısını vücut ısısından 1 derece üstünde tutmak gerekiyor. 

Balın gerçekten de bir mucize olduğunu yanına ufak baharat, meyve, vs. ekleyerek görebilirsiniz...


Soğuk su ile bal karışımı

Karıştırılıp içildiğinde ishal kesici, ılık su ile karıştırılıp içildiğinde ise müshil etkisi yapar.


Sütle ile bal karışımı

Bu karışım beraber içildiğinde sinir sisteminde yatıştırıcı etkisi vardır.


Karabiber ile bal karışımı

Bu karışım merhem şeklinde sırta sürülürse sırt ağrılarına iyi gelir.


Bağırsak yaralarını iyileştirir, mide ağrılarını keser.



Bal ve Turunçgil karışımı

Boğaz ağrıları ve grip için birebir bir karışım. içine biraz da zencefil atarsanız boğazınızı rahatladığını ve balın da bakterilerin yok olmasına yardımcı olması sebebiyle hızlıca iyileştiğinizi göreceksiniz. Kış gelirken aklınızda bulunsun.

Bal ve limon

Yüksek ateşin ve soğuk algınlığının semptomlarının iyileştirilmesinde bundan daha iyi bir karışım bulamazsınız. Balın içine kestiğiniz limon dilimlerini atın, bekletip tüketin.


Bal ve tarçın

Tarçın ve bal karışımı bağışıklık sisteminizi destekleyecektir, bunu yaparken aynı zamanda yüksek tansiyon ve kalp rahatsızlıkları ile mücadele eden vücudunuza yardımcı da olacaktır.


Bal ve elma sirkesi

Sirkenin sindirimi ve mineral emilimini artıran etkisiyle birlikte bu karışım reflüsü olanlar için harika bir ilaçtır. Rahatlamak için bu karışımı her gün tüketebilirsiniz.









Bal ve karanfil

Bu tarifin özünü karanfilin içinde bulunan çok güçlü bir anestetik olan Eugenol oluşturur. Eugenol aynı zamanda bal gibi güçlü bir antiseptiktir ki bu da enfeksiyonlarla mücadelede harika iş çıkarır. Karanfil, diğer eugenol kaynaklarından 20 kat daha fazla eugenol içerir, bu da diş ağrılarınızın geçirilmesinde bir numara iş görür.


Bal ve nemlendirici krem

Vücudunuzdaki çatlakları, salt kreme göre çok daha iyi onaracak ve hızla iyileştirecektir.



Bal ve kahverengi şeker

Kurumuş cildinizi nemlendirmek ve ölü deriden kurtulmak için güzellik salonlarına para saçmanıza gerek yok. Bu karışım istediğinizi fazlasıyla verecektir.


Bal ve yoğurt

Probiyotikler bakımından son derece zengin olan yoğurt hem enflamasyonu azaltacak hem de cildin doğal pH dengesini tesis edecektir. Balla karıştırarak elde ettiğiniz karışım ise sivilcelerle mücadelede harika bir maske olacaktır.


Bal ve Hindistan cevizi suyu

Hindistan cevizi suyu çok fazla elektrolit içerir, bu da kas ağrılarına sebep olan dehidrasyonu ortadan kaldırmanın en iyi yoludur. Enerji de versin istiyorsanız karışıma turunçgil de ekleyebilirsiniz.


Bal ve zerdeçal

Bal ve zerdeçal karışımını günde üç defa uygulamanız halinde ağız içi yaralarının çok daha hızlı iyileştiğini göreceksiniz.


Bal ve portakal suyu

Araştırmalar portakalın yatıştırıcı bir etkisinin olduğunu ve yorgunluğun, bitkinliğin ve kaygıların giderilmesinde yardımcı olduğunu ortaya koymuştur. Balla karıştırdığınızda anksiyete ile mücadelede güçlü bir yardımcı elde etmiş olursunuz. Turunçgil yapının ayrıca konsantrasyonu artırdığı da bilinen bir gerçektir.


Bal ve ananas

Sigaranın yol açtığı zararlı etkilerin aza indirilmesinde bu karışımın son derece faydalı olduğunu göreceksiniz.


Bal ve hintyağı

Şaşırtıcı ama bu karışım hıçkırığınızı şıp diye kesecekti


Bal, tarçın, limon suyu ve karbonat

Ağız kokularının giderilmesinde bundan daha etkili bir ağız gargarası bulmanız imkan dahilinde değil.


Resimler ve yazıların tamamı alıntıdır.Haber7 sitesindeki bugüne ait çok güzel bir haberdi.İçerik ve bilgiler çok güzel olunca tarihin sayfalarında kaybolsun istemedim.Facebook ta yayınlayabilirdim ama bence kaybolup gidecekti.

Blog bunu bana göre artık ölümsüzleştirdi.

Umarım bir faydam olur.

Bu yayından sonra artık bal satın alırsınız diye düşünüyorum..::))

SLM ve Muhabbetle...