4 Şubat 2016 Perşembe

FUARDAN İZLENİMLER...


Merdiven altı fuar alanı.Buyrun bakın aksi bir görüntü mü var.Tellioğlu tam altımızdaki merdivenin altında idi.


Ali Osman abi.Pınarhisar arıcılar birlik adına yeni bir kovan modeli ile standı vardı.Asım Abiyi zaten biliyorsunuz.



Kovan modeli fena değildi.Sadece kapağın plastikten olması dezavantaj.Strafor kovanın kapağı plastikten olur mu ?

Olmaz...

Kovanda  en iyi yalıtılması gereken alan kapak kısmıdır.Bunu Ali Osman abiye de izah ettim.Kapak konusunu çözerlerse strafor kovana bir alternatif olabilir.Fiyat olarak strafor kovanın yarı fiyatına olması arıcılar için tercih nedeni olabilir.


Kovanın içi strafor malzemden oluşuyor.


Fuar alanında ilk olarak Erkan ile buluştuk.Alan son derece dar olduğu için çok fazla zaman almadı stantları dolanmak::))


Bizim sakatatçı grupta fazla geçmeden göründü.Ali Şekerli Abi ve oğlunu da bu yıl tekrar aramızda görmek fuarın bana göre tek artısı idi.


Fuar alanında en büyük sıkıntılarından birisi oturacak bir mekanın olmayışı.Fuar alanını terketip kendimize bir cafetarya bulduk.Muhabbetin dipine vurduk ama Ali abinin otobüs hareket saati gelince muhabbete de ara vermek durumunda kaldık.


Ali Abinin bende bir emaneti vardı.Körükçüm Veysel ona hurma , misvak ve Zemzem suyu getirmişti.İki emaneti yerine teslim ettim ammaaa gel gör ki zemzemi arılıkta unutmuşum:::)))

Artık onu da bana verir diye düşünüyorum.::)))


Günün akşamında Limoni Cafe de muhabbete devam ettik.Benim Kayıncom da gün boyu benimle idi ama fuardan çok fazla sıkıldığından ancak bize akşam tekrar katılım sağladı.


İlerleyen saatlerda Arı Evin, Bektaşlar ailesi de bize katılarak muhabbetimize katkı sağladılar.


Gökhan Dellal bey ve Erkan bey hafta içinde beni ziyaret ettiler.Gösterdikleri nezaket için kendilerine teşekkür ediyorum.Bir kaç saatte olsa çok güzel muhabbet ettik.

*******************

Geleneksel hale gelen fuar günlerini bu yıl da geri de bıraktık.

Bu yıl Feshaneyi mumla aradık diyebilirim.

Fuar alanı tercihi son derece yanlış oldu.Bir defa fuar için ayrılmış alan bunun için uygun değil.Ben burada başka bir fuar etkinliğinin de düzenlendiğini de düşünmüyorum.Bir defa kesinlikle uygun bir alan yok.

Yiğiti öldür hakkını yeme derler...

Yalçın Bey'in arı üzerine ilk defa Fuar düzeneleme fikrini gerçekleştirmesi hem bizim yani arıcıların hem de malzeme tedariki yapan firmaların önünü açtı.Bu sayede yerli yabancı bir sürü firma hem ürünlerini tanıtma hem de pazara yeni ürünlerin girmesini sağlaması açısından çok başarılı olmuştur.

Arkasından bir sürü taklit fuarlar düzenleme cabaları olmuştur.Ama her zaman Feshane nin gölgesinde kalmışlardır.Alternatif dahi olamamışlardır.Bana göre yaptıkları en büyük yanlış kendilerine hedef olarak Yalçın beyi seçmeleridir.Halbuki kendi özgün fikirlerini geliştirseler daha iyi yerlere geleceklerine eminim.Mesela ; Yalçın Beyin fuarına katılacak firmalara baskı uygulamarı son derece etik dışı bir davranış şeklidir.

Fakattt , yine dönelim Yalçın Bey'e...

Düzenlediği fuar alanının eksiklerine...

Fuara katılan firmaların stand yerleri çok kötü.Arıcıların gezme alanları yok gibi birşey.Ürün bakmayı veya almayı  bırakın birçok standa bakma zamanı bile bulamıyorsun.

Feshane fuarının ilk günlerinden beri varolan iki büyük firmanın olmaması.

Civan arıcılık ve Arı evi....

Bu iki firmada yüksek kiradan dolayı fuarda yer alamadıklarını söylediler.Ben Yalçın beyin yerinde olsam bu iki firmanın fuarda yer alması için herşeyi yapardım.

Arıcıların dinlenmesi için alanın olmayışı.İl dışından gelen bir sürü arıcı dostumuz var.Bu adam günboyu ne yapacak.Oturabileceği tek bir alan yok.Çay içmeye kalksa ayakta olmak kaydıyla plastik bardakta çayın adetine 4 tl. verecek.Birşey yemeyi düşünemiyor bile....

Ben bir kaç tanesine şahit oldum ki , sırf bu basit sebeplerden ötürü bir daha gelmeyeceklerine eminim...

Yine Yalçın Beye ufak bir önerim olacak...

Üç günlük bir eleman kiralansa , bir çay tertibatı kurulsa , yanına pasta ikramı yapılsa , oturma yeri ayarlansa bunun maliyeti ne olur ki....

Emin olun hiçbirşey tutmaz.

Ama siz o fuara özellikle il dışından gelen arıcıları memnun etmelisiniz.

Nihayetinde vermeden almak Allah'a mahsusdur.

Ticaret  yapıyorsan önce fuara geleni ve katılan firmaları memnun edeceksin.

Arıcı memnun ise , firma memnun ise ve de kazanıyor ise , sizin istediğiniz stand ücretlerini neden vermesin ki.

Arıcı memnun değilse katılmayacaktır.Arıcı yoksa katılımcı firmalar da katılmayacaktır...

Sonuç küllühüm zarar....

Hadi diyelim fuar alanında böyle bir oturacak yer yok , işin kötüsü dışarıda da böyle bir mekan yok.Köhnemiş mekanlar var...

En yakın oturalacak yer de divan Cafe vardı o da bana göre beş para etmez bir mekan ve kötü koltuklara sahip onda da çay 8 tl.....Mübarek sanki boğazda çay içiyoruz.....:::(((

Bir diğer konu ise park alanı.her araç 10 tl.

Yani böyle ayak üstü bir soygun olamaz.

Özetle bunun gibi bir sürü daha sorun var.Bütün bunları düşünmesi ve çözmesi gereken Yalçın Bey'dir.

Mazeret üretmeyecek , çözüm üretecek....

Fuarın belki de tek keyif veren tarafı dostlarla olan sohbet fasıllarıydı.

Fuar girişinde ilk olarak beni Erkan karşıladı.Hem alanı beraber dolandık hem de epey bir sohbet etme fırsatımız oldu.

Devamında ise benim sakadatçı ekipim geldi.:::))

Ali şekerli Abi ile yüzyüze görüşmeyeli baya bir zaman olmuştu.O Edirne de biz burada fırsat olmuyordu.Bu yıl o da gelince çok güzel zaman geçirdik.

Kızlar hep beraber günü kaynattık.

Akşam olunca yola düştük.Köprü trafiğine takıldık ama çokta umurumuzda değildi.Arabanın içerisi arıcı dolu olunca gevezelikten bize yol dayanmadı.

Günü Limoni Cafe de sonlandırma planı yapmıştık.

Muhteşem Abi , erkek adam akşam oldumu evinde olmalı deyince itiraz edemedik onu yolda  bıraktık.Biz Cafede bol bol günün kritiği ve arı üzerine sohbet ettik.

Ercan ve Emine Hanımda bize katılınca sohbet uzadı gitti.

Geçen yıl Feshane de Gökhan Della beyle tanışma fırsatımız olmuştu.Ayak üstü muhabbet etmiştik ve bana uğrayacağına dair bir sözü vardı.

Aradan bir yıl geçse de bu sözünü tuttu.Hafta içinde Erkan ile birlikte ofise geldiler.Dört saatten fazla sohbet ettik.Gökhan sayesinde Almanya daki uygulamalarını bol bol değerlendirme fırsatımız oldu.Ben dilim döndüğünce Türk arıcısını ve uygulamalarını anlatmaya çalıştım.

Kendisinin uygulamaları üzerine çok yeni şey anlattı.Bazı fikirleri ilk defa duymak , öğrenmek çok hoştu.Bazılarında ise şaşırdım diyebilirim.İlerleyen zamanlarda Türk arıcılık sektörüne çok fazla katkı sağlayacağından eminim.

SLM ve Muhabbetle...




6 yorum:

A. Gökhan Dellal dedi ki...

Yusuf Bey Selamlar,
Öncelikle göstermiş olduğunuz misafirperverlikten dolayı çok teşekkür ederim. İnşallah bende sizleri Almanya'da ağırlamak isterim:)

Fuar maalesef beklentileri karşılamadı. Bir kaç malzeme alacaktım, alanın dar olmasından dolayı oluşan yoğunluk yüzünden mümkün olmadı. İnşallah önümüzdeki yıl yetkililer bir çaresine bakarlar.

Selamlar

yusuf şimşak dedi ki...

SLM...

Gökhan Bey.

Kısa zaman diliminde memnuniyet elde edebilmişsek ne mutlu bize.Almanya ....İnşallah belki birgün....

Fuar , konusu eminim hepimiz için kötü geçti.Ovanın ortasına çadır kursaydı bundan çok daha iyi olacağından eminim::))

SLM ve Muhabbetle...

şükrü demir dedi ki...

Yusuf bey merhaba. Acaba Ali Osman abinin telefon numarasini verebilir misiniz. O tanıtılan kovandan almak istiyoruz. Saygılarımla...

şükrü demir dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
ALİ ŞEKERLİ dedi ki...

Selam Yusuf!
Festival falan bahane maksat dostları görmek, uzun zamandır görüşememiştik çok iyi oldu. Her şey için teşekkürler yakın zamanda görüşmek üzere inşallah.

yusuf şimşak dedi ki...

SLM...

Şükrü Bey.

Ali osman Osman Abinin mail adresi ;

ariciosman39@hotmail.com

Bloğu ise ;

http://pinarhisarlialiosmancalik.blogspot.com.tr/2015/10/eko-yasam-ar-yatistiriciligi.html

Buradan kendisine ulaşabilirsin.

Ali Abi.

Maksat elbette muhabbet ama bunun için yer bulmak bile çok zor oldu.Uzakta olan dostlarımızı görmek için bir sebep teşkil ediyor .

İnşallah gelecek yıllarda daha iyi olur diyelim.

Seni görmek te ayrıca güzeldi.Senden haber bekliyorum ki yola çıkalım....

SLM ve Muhabbetle...