17 Ocak 2013 Perşembe

2012 SEZON DEĞERLENDİRMESİ


Dünya'nın dönüş hızımı arttı ,yoksa benim için mi hayat şeriti mi hızlandı , tam olarak anlayamadım ama farkında olmadan bir yılı daha arkada bırakmışız...

Dolu dolu bir sezonu daha arkada bıraktık.Kendi adıma geçen zamanın içinde neler yapabilmişim diye her fırsatta değerlendirme yaparım.Bunu sadece arıya dair söylemiyorum ,yaşamımın her anına ait.

Geçmiş muhasebesini yapmayan / yapamayan geleceğini sadece yaşar ,göremez.Geleceğine dair alacağı her türlü karar da sağlıklı olmayacaktır.

Şimdi bu pencereden 2012 yılında arıya dair neler yapmışız bir değerlendirmek istiyorum.

Benim gözümden sezon başlangıcı tam olarak istediğim gibi olmasa da normal ölçülerde başladı.İlkbahar ayında geceleri sıcaklık değerleri 7-8 derecenin altına pek düşmedi.Bu arının gelişimi için pozitif bir değer.Fakat ideal bir değer istiyorsak gece sıcaklık değerleri 10 derece altını görmemeli ki arı salkım moduna girmesin ve maksimum seviye de yavru alanını genişletebilsin.

İdeal bir ilkbahar geçirebilseydim Nisan sonunda kolonilerimin hepsine 3. katı atmış olmalıydım.Haliyle 3. katı ancak Haziran ayında atabildik.O da bal akımına zaten girmiştim.

Mevsim değerlerini belki değiştiremem ama mevcut kovanlarımın yalıtımını geliştirerek dışarıda hava sıcaklığı 10 derecenin altına düşse bile benim kovanlarımın içinde arılarım salkıma girme gereği hissetmeyecek ve akabinde istediğim oranda gelişim gösterecekler.  

İlkbahar 'a dair 2012 den çıkardığım sonuç bu.Bu tesbitin ışığında 2013 ilkbahar ayında kovanlarımın yalıtımı adına neler yapabilirim artık bunun peşindeyim.

Yine 2012 sezon başlangıcında arılarımı  invert şurupla beslemeye başlamış ve bunu Mayıs ayının ortasına kadar sürdürmüştüm.Taaki Kestane bal akımına 35-40 gün kalana kadar.Ben balıma şeker karışmamasına azami dikkat etmeye çalışıyorum.Fakat bu seferde ortaya bu yıl şöyle olumsuz bir durum çıktı.

Kolonileri beslemeden kestiğimde petek örmeyi ve yavrualanını gelişmeyi bir anda bıcak gibi kestiler.Sadece mevcut durumlarını korudular.Tabii bunda diğer yan etkende aynı tarihlerde köyün mera alanındaki çayırların kesilmesi ve yağışın olmayışı dolayısıyla doğada yeterli çiçeklenmenin olmayışı.Benim kanaatim bu.

Bu yıl ise yine Nisan sonuna kadar şurupla beslemeye devam edeceğim ama Nisan sonunda kolonilere kek vereceğim.Beklentim bu sayede arı keklenmeye devam edecek ama stok yapma durumu ortaya çıkmayacağından bunu kestane nektar akımına 10 gün kalana kadar sürdürebileceğimi düşünüyorum.

Hem kolonilerimin gelişimi kesilmemiş olacak,hemde balıma yine şeker karışma riski olmayacak.Tabii stok durumunu iyi gözlemlemem gerekecek.

2012 yılında ana yetiştirme konusunda çokta başarılı bir sezon geçirdiğimi de söyleyemem.Yapılması gereken  uygulamları harfiyen yapmama rağmen arzu edilen sonuca ulaşamadım.Genelde meme tutma oranım düşük kaldı.Bir seferde  dağıttığım memelerin tamamı ana kutularında analar çıkamadan hepsi öldü.Bu benim açımdan tam bir muamma.Hala sebepini tesbit edebilmiş değilim.Kapalı memeleri ana kutularına dağıtırken yine yapılması gerekenleri yapmış ve azami dikkatle dağıtmama rağmen hepsi öldü.Üstelik meme besleme kolonilerine bıraktığım iki meme de aynı şekilde çıkamadan öldüler.

Kolonilerimin sayısını artırmak için 2 çerçeve arılı ruşetler oluşturmuştum.Bunları mevsim boyunca kesintisiz beslemiş ama sezon sonunda arı mevcutları yine istenilen seviyeye ulaşmamıştı.

Mesela ; Mayıs başında 2 çerçeve arılı ruşet sezon sonunda ancak 4 çerçeveye ulaştı.Halbu ki daha önceki uygulamalarımda aynı miktarda arı ile sezon sonunda 8-9 çerçeveye ulaşmıştım.Daha önceleri yaz ayında besleme yapmamama rağmen bu sefer besleme de yapmıştım.

Bundan çıkardığım sonuç ; yaz boyu yağış ortalaması düşük kaldı.Olsa bile uzun aralıklar halinde olduğundan çiçeklenme süresi çokta iyi gitmedi.Bu  nedenle polen miktarının istenilen yeterli seviye de olmadığı kanatindeyim.Yeterli polen olmayınca ,ne kadar besleme yaparsan yap arzu edilen gelişmeye ulaşamıyorsun.

Bu duruma çözüm üretme imkanımın olduğunu düşünmüyorum. Mevcut 60 kolonimin yanına , 2013 yılında  30-40 yeni koloni daha satın almayı düşünüyorum.Ne de olsa hobiciyiz::))

Sezonu bal verimi açısından bir değerlendirmek gerekirse ; 26 kolonim bala çalışmış ve toplamda 360 kg. bal almıştım.Koloni başına 13.850 kg.bal aldım.İyi bir ortalama diyemem ama fena da sayılmaz.Bu yıl salgı balı olmadığından ortalama bayağı düştü. 

Tabii ben bu bal ortalamasını verirken sabit arıcılık yaptığımı ve bunu tek meradan aldığımı da göz önünde bulundurmak lazım.

Sezon sonunda koloni mevcutlarım iyi sayılır.Kışa girerken koloni ortalamam 6-7 çıta aralığında.İki kolonimi ise bu yıl ilk defa katlı kışa soktum.İnşallah yeni sezonda hepsini katlı kışa sokarım.

2012 yılı benim açımdan çok parlak bir yıl olmasa da genel anlamda makul bir sezon olarak kayıtlara geçti.2013 sezonunda inşallah ben ve arıcı dostlarım arzuladıkları  hedeflere ulaşırlar.

SLM ve Muhabbetle...




6 yorum:

ERZİNCANLI ARICI VECDİ dedi ki...

Yusuf bey gerçekten senin bu yaptığını başka yapan yok.Bu davranışın bundan bende yapacağım.Saglıcakla kalın.

MUHTEŞEM TURUNÇ dedi ki...

Yusuf abi 2012 yılının senin için güzel bir özeti olmuş. Herkes bunu dürüstçe yapabilseydi arıcılık ülkemizde bu gün çok farklı olurdu.Sağlıcakla kal.

yusuf şimşak dedi ki...

SLM...

Vecdi Abi.

Ben bunu kendi adıma geçen bir yılın muhasebesi olarak görüyorum.Neyi yapabilmişim neyi yapamamışım bir iç muhasebinin kelimere dökülmüş hali.

Geçen bir yıldan edindiğim tecrübeler ışığında yeni yılı daha net okuyabileceğimi düşünüyorum.

Muhteşem Abi.

Doğru olan nedir sorusunun aslında tek bir cevapı vardır ve evrenseldir.Mesela ; yalan söylemek.Bütün toplumlara göre bu bir yanlıştır.Doğru olan , yalan söylememektir.

Kişi hedefine ulaşmak için her yol mübah diyorsa , burada doğrular adına söylenecek birşey yoktur.

Arıcılarımız arasında bunlar iki tür.

Birinci kitle ,ticari hedefleri doğrultusunda ,insanlardan gerçekleri paylaşmayıp,yalan üzerine yayın yapanlar...

İkincisi kitle ise ; kendi bilgi seviyesini olduğundan daha yüksekte gösterenler.Bunlarda kişisel eko sorunu olanlar,yani pohpohlanmaya ihtiyacı olanlar.

Allah'a şükür bunlardan hiç birisine ihtiyacım yok.Ben neysem oyum...Allah'ın yarattığı aciz bir kulum...

SLM ve Muhabbetle...

ALİ TÜRK dedi ki...

Yusuf, arıcılar her yılın muhasebesini yapmalı. Benim bir şey dikkatimi çekiyor, bunu ilk defa burada yazıyorum.Bizde her sene bal olmuyor böyle bir inanış var, Mehmet Yüksel'in bal ortalaması ise 45 ile 55 kilo arası bu ortalama değişmiyor çok bazılarına çok ilginç gelebilir ama güçlü arı devamlı hazır kıta bekliyor ve akım başladığında işi bitiriyor. Bizde hiç birdönem böyle arılar olmuyor, bazıları arı birleştiriyor geçici olarak nufusu artırıyorsun, nektar akımını bu birleştirilen arı yakalarsa çok iyi iş yapar, nektarda bazen 3 haftaya varan kaymalar oluyor, o zaman bu birleştirilen arı boşa kürek çekiyor, yani nektar olduğunda gene kovanda arı kalmıyor.


Senin bal verimin temmuz ayı bal hasadı yapsaydın çok farklı olurdu bunu belki bir kaç kez söylemişimdir.

Ana arı üretiminde tüm memelerin gümlemesinde bana göre tek ihtimal var, memeli çıta çok sarsılıp meme içindeki kraliçe arıların öldüğü başka bir şey bulamıyorum.

Arıların gelişmesinde en önemli iki şey var biri bal diğeri polen, bal işini çözsen bile poleni çözme şansımız malisef yok.

Biz ekip olarak her şeyimizi paylaşıyoruz. Videolar resimler var, gelip gidenimiz var, ortamı herkes görüyor. Sallama yazılar yazanlar yavaş yavaş tükendiler bakıyorsun olmadık şeyleri paylaşıyor, arılığına gelince paylaşmıyorsun...

Sonuçta insanlar zaman içinde doğru ve yanlışı geçte olsa anlıyor, ben bunu görüyorum.
Sağlıcakla kal.

yusuf şimşak dedi ki...

SLM...

Sayın Bakanım.

Temmuz ayında hasata hala karşıyım:)

Sabit arıcılık yaptığımdan dolayı bal rekoltesi yıllara sari olarak değişgenlik gösterebiliyor.Mesela bu yıl kestane nektarı iyi olsa da salgı balı olmadı.Normalde salgı balı mevcut balın %60 gibi oluyor.Yine de ona rağmen durumdan gayet memnunum.

Meme transferlerini yaparken çok ama çok itinalı davrandığımı iyi biliyorum ama onları neyin öldürdüğünü hala bilemiyorum:)

Sanal alemde herklesin yaptığı ortada . elbetteki bu millet doğru ile yanlış olanı erkeç anlayacaktır.Nihayetinde biz ne yapmış isek onu yazıp çiziyoruz.Biz de hikaye yok.Bilen bizi biliyor sazten ,reklama gerek yok:)

SLM ve Muhabbetle...

Mirili dedi ki...

Selamünaleyküm;

Yusuf abi hepimizin tek derdi arılar olsa ve o arılar çift katlı kışlatılamasa, bahsettiğin gibi 3,5 çıtada kalsa inan ki bende bir o kadar üzülürüm. Ancak onca iş yoğunluğunun arasında birde arılar ile uğraşıp idare etmek geliştirmek kolay değil.
Her kovanın kaydı yavru durumu gelişimi gelişmiyorsa nedeni bunlar sıradan durumlar değil.

Haliyle aradaki aksilikler olmadan da bu işin tadı çıkmaz :)

Daha iyi sezonlar geçirmen duası ile.