11 Temmuz 2011 Pazartesi

ŞİKE YAPTIM...

             Tarih olacak olan muğlalının ana adayları diyelim.
Bunlarda yeni mekanları.Yatak,yorgan,döşek,yiyecek velhasıl herşey hazır.
 Benim Birader ,namı diğer sakallı Bakan Selim.İğne sayısı biraz fazlalaşınca ,çareyi kaçmakta buldu.
O kaçtı ben kovaladım.Resim çekecez ya :))

Evet itiraf ediyorum şike yaptım...

Hiç öyle birileri gibi sağa sola kıvırmıyorum ve itiraf ediyorum :)

Tek bir muğlalı ile başedemedim.Takviye kuvvet aldım iki koldan yine çaresiz kaldık.

Baktım ki başedemiyorum Asım abiden yardım istedim.Sağolsun hazır kıta asker hemen koştu.İnsanın yanıbaşında her daim böyle yardım alabileceği bir arıcı dostunun olması büyük bir avantaj.

Malum , bu sefer ana değişimlerini ana kolonilerin kendisine meme transferi yaparak uygulayacaktım.Bu sebeple Çarşamba günü anaların iş akdini feshetmeye başlayacaktım.Artık emekli olma zamanları gelmişti.Tabii bunu sadece emekliliğe hak kazananlara :)

Fakat yağmacılar yüzünden çarşamba günü ancak bir kaç anayı emekli edebildim.Bu yıl 100 m . yakınıma tanımadığım bir arıcı 50 civarında koloni getirmiş.Kolonileri ne durumda bilmiyorum ama acaip aç olduklarını biliyorum.Kestane akımı var iken adam arılarına şeker verdiğini söylüyorlar.Bu önemli değil ama benim kolonileri taciz edenler tamamen oradan geliyor.aç olmasalar bu kadar fazla taciz etmezler diye düşünüyorum.

Perşembe günü ise bu işi bugün bitirmem lazım diye düşünürken ,kendimi pek iyi hissetmediğimden ve tacizlerin devam etmesinden dolayı yine 3 veya 4 ananın emeklilik işlemlerini yapabildim.

Görüntü hoş değildi.

Analar Cumartesi ,Pazar doğacaklar ve koloniler hala hazır değil.Ben ne yaparım o kadar anayı :(

Hemen acil yardım ekipi Asım abiye müracaat.Cuma günü müsait sen gel şu emeklilik işlemlerini hızlandıralım dedim.Sağolsun Akşam 18.00 gibi benim arılıkta idik.Tabii yanımızda körükçü olarakta benim birader.

12 civarında ananın emeklilik işlemlerini yaptık.Tabii körükçümüz bu sevgi seline dayanamayarak kaçmak zorunda  kaldı.İşin güzek tarafı o da zehire karşı bağışıklık kazanmaya başlamış.12 iğneye rağmen şişme yoktu:))

Muğlalıyı en sona bıraktık ki ortalık iyice toz duman olmasın.Fakat hava iyive kararınca bu sefer de sabaha bırakalım dedik. ( tırstık:)) 

Hesapta olmayan durumlar çıkınca cumartesi Asım abiyi yalnız bırakmak zorunda kaldım.Artık muğlalı ile başbaşa idi.Ben sadece skor takipi yaptım.Akşam raporu ikinci denemede Anayı emekli ettiğini ,buna mukabil çok saygı ve sevgi gördüğünü söyledi :))

Ama iş hallolmuştu.

Fakat ben niyetimi bozmuştum.Bununla uğraşmayacak ,bölecektim.

Pazar günü 19.00 kadar arılığa hiç girmedim.Evin balkon kısmında ,serin bir gölgede ,akşam için kondisyon depoladım.

Dağıttığım memelerden 7  tane artmıştı.Bunlarla beraber yedi ruşeti hazır ettim.Uzay kıyafetlerimi de giydim ve artık operasyona hazırdım.

Kovanın kapağını kaldırmamla birlikte olağan sevgi seli akın akın başladı.Fakat önemli değildi.Ben zaten hazırlıklı didim.Bir miktar iğne ye zaten hazırdım.

Ahh ,uhhh,ohhh sesleri arasında tek tek ruşetlere yerleştirmeye devam ettim.

Ben bu durmumu bal yiyen arıya benzettim.Arı bala olan muhabbetinden bir taraftan iğneleri savuşturmaya devam ederken ,diğer taraftanda bal yemeye çalışıyor.Tabii ne kadar dayanabilirse::))

Derken ; Vecihi abinin hediyesi el demiri bizim pantolunu yırtmaz mı::(((

Aha da mertlik bozuldu.

Uzay elbisesine rağmen zaten onlarca iğne yiyorduk kiii vay ananm vayy:::(((

Çizmenin içi ağzına kadar arı dolu,apış araların o biçim dolu ....yandım ki ne yandım....

Kaç yavrum kaç ta nereye :((

Çizmeler bir tarafa ta ben öbür taraf koşmaya devam...

Yarım saat,kırkbeş dakikalık mücadeleden sonra 78-80 iğne yesemde bir o kadarını da ben hakladım.Maç berabere sayılır anlayacağınız.Rakip daha çok bel altı çalıştı.Onlarda benim şike yapacağımı anlamış olmalılar:)))

Sonuç ; yedi ruşet akşam kendini Asım abinin arılığında buldular.Artık bundan sonra ayın sonuna kadar onun misafiriler.

Bakalım oradan skor alabilecekmiyiz :))

Kolonilerimde genel durum ıhlamur kendini belli etmiyor.Gelmiyor diyemediğim gibi,geliyor da diyemiyorum.Fakat kolonilerin gücüne göre bazılarında 3,bazılarında 2 veya bir çerceve sırlanmış bal var.Şimdilik buna da şükür.Basra balına kadar umarım balımdan fazla tırtıklamazlar...

SLM ve Muhabbetle...


11 yorum:

Mirili dedi ki...

Selamünaleyküm...

Yusuf abi çooook geçmiş olsun verilmiş sadakan varmış :)
Ben geçen yıl o acıları doruğunda yaşadım ne olursa olsun bir daha maske ile çalışılacak arıyı arılığıma yaklaştırmayı düşünmüyorum. Su gibi taşıyorlar kovandan ne anasına ne danasına bakamıyordum.

MUHTEŞEM TURUNÇ dedi ki...

Yusuf abi Asım abiden ve kardeşinden ne istedin yaw:) Ali abiyi arar insan:( o muğla uzmanıdır be dakkada hallederdi:) ahh ah artık fırsatı kaçırmışın ne yapalım.:/) büyük geçmiş olsun diyecem öylede olmuş zaten sağlıcakla kal.

Mustafa Doğan dedi ki...

Abi geçmiş olsun.

Bi taraftan tebessümle bi taraftanda üzüntüyle okuduk.

Tam aksiyon, macera, gerilim, dram, ayrılık, hüzün, kaçış

velhasıl oskarlık bir mücadele.

Muğla arısıda olmasa oskar alacağımız yoktu zaten...:)))


Tekraren Büyük geçmiş olsun.

EMRAH dedi ki...

Yusuf bey çok geçmiş olsun, Muğla arısını arılığın yakın yerinden geçirmemek gerekli tam baş belası bu arı desenize.Kolay geslsin.

ERZİNCANLI ARICI VECDİ dedi ki...

Yusuf bey,şike soruşturmasına nasıl bulaştın.Mugla arısı olan tam donanımlı olması gerektiğini ögrendik.Kardeşin Selim Apiterapi oldum der.Geçmiş olsun.Saglıcakla kalın.

Mustafa Hilmi ÖZKAL dedi ki...

Geşmiş olsun muhterem hani tuglayı bilirsin Mugla'yıda bilirsin bu yörede bir söz vardır ''Ev yaparsın tugladan kız alırsın Mugla'dan,,Be kardeşim kızın yedi göbek evelisini yedi göbek ilerisini araştırmadınmı seni ne hale düşürmüşler.Selamunaleykum
Not:Mugla'lı kardeşlerim alınmasınlar alınan varsa özür dilerim Saygılar

Erdoğan BAYKAN dedi ki...

Yusuf Bey,

Çok geçmiş olsun. Bu maçta, bu kadar şikeye eyvallah :) Aslında haberim olsaydı yardıma gelirdim. İğneleri bölüşürdük :) Malum ben de hala muğla mevcut olduğu için alışığım. Ama işe iyi tarafından bakarsak umulur ki romatizma olmayız.

Selamlar. Saygılar.

ALİ TÜRK dedi ki...

::))
Yusuf;
Ülkemizdeki arıcılık bu.Bir kovan arı,işleri ne kadar aksatıp, etrafta bulunanlkarı ne kadar hayatlarından bezdiriyor.
İşin garip tarafı senin yok etmek için ugraştıgın arının ruh hastaları var::))

Bu kişiler o kadar hastaki ben sakin arıyla çalışmak istiyorum dedigşinde hemen baskıyı koyar olmaz sürünmen lazım, sen kimsinki böyle özgür düşünüp kendi kenidne ırk seçimi yapıyorsun filan::))

Sonuçta geçmiş olsun, bu olayları kitaplardan okuyan bu durumla karşılaşmadıgı için, ne var canım maske giy diyebilenler var, millet maske içinde ne kadar iğne yedigi belli degil.

Bir başka konu, ıslah. Mehmet Yüksel diyorki, bize tavsiye ediyorlar, arılıgınızda saldırgan arı varsa hemen ana arısını yok edin.

Ana arı bulun sonra filan degiştirin demiyorlar, hemen deniliyor.

Burada bir şeye dikkat çekmek istiyorum, arının saldırganına Muğla arısı deniliyor, bu yanlış. Muğla arısınında içinde çok sakin olanları var. Kafkas arısı deniliyor, arı sizi yiyor, kafkas arısıda genelde sakin micazlı bir arıdır, aşırı derecede melezleşme oldugunda bu saldırganlık ortaya çıkıyor, arı piçleşiyor. Bu sorunda damızlıklarımızın olmamasından kaynaklı.

Kal sağlıcakla.

Hasan ALPEREN dedi ki...

Yusuf bey geçmiş olsun. Muğlalı kızlardan yediğiniz iğnelerin acısını analarını yok ederek çıkarmışsınız, intikamınız acı olmuş yani:))
İnşaallah verdiğiniz anaları sende kimsin biz ana sorunumuzu hallederiz diye yok etmezler. Tekrar geçmiş olsun.

Mehmet Yüksel dedi ki...

Yusuf bey büyük bir ilgiyle okudum yazınızı ve kardeşinize ve size büyük geçmiş olsun diyorum.
Arıcılıkta arının sakin olması çok önemli yoksa arı ile ilgilenmekten
asıl işimiz kovan yönetimini tam yapamıyoruz.Ali abinin dediği doğru burada saldırgan arıyı hemen imha ediyoruz,arılığmızda ıslah edilmiş iyi huylu ana arı yoksa eğer birlik kaliteli larva vererek yardımcı oluyor.
Hayırlı sezonlar diliyorum,
Selamlar Saygılar.

yusuf şimşak dedi ki...

SLM...

Fatih.

Geçen yıl nerden muğlalı koca buldu bilmiyorum ama buldu.Bir yıldır bir fırsatını kooluyordum ama bir türlü cesaret edemiyordum.Bu sefer işini bitirdiğimi düşünüyorum.

Muhteşem Abi.

Ah ki ahhh...Neden zamanında söylemezsinde , beni bu hale düşürürsün.aklıma geleydi Bakana bahçeden köpeği çıkardım derdim olur biterdi:))

Mustafa Bey.

Teşekkür ediyorum.Evet hepsi vardı ama ,azıcık aklı selim bir insan herhalde benim düştüğüm durumu yaşamak istemezdi.En azından ben değil:((

Emrah Bey.

Aslında muğla için bir fikrim var.Hani illaki bir faydasını söyleyecek olursam o daa ,arılığı korumadan uzak olan,bir köpek gibi korumaya ihtiyacı olanların bekçi olarak arılığında bulundurmasında fayda var.Tek zararı onu da tanımıyacaklardır:))

Hilmi Abi.

Ben muğla arısını elimde olsa değil arılığa MArmara bölgesine sokmam.Ama nerden bulmuşsa geçen yıl bir muğlalı koca bulmuş.Bulmaz olaydı.Ama artık bundan sonra asimile olacaklardır.

Vecdi Abi.

Maça bir iki kişi fazla çıktım.Rakipin oyuncularını ayarttım.Daha neler neler.Bak hiç hasta olmadan itiraf ediyorum:)))

İki kat uzay elbisesi de fayda etmediğini,kalın çizmenin bile bir şekilde içine girdiğini,iki kat pantolonun dahi içine sızabildiğini test etmiş oldum:(((

Erdoğan Bey.

Yok yok ,b undan gelecek olan şifayı da istemem:((

İnsan muğla uzmanı olduğunu şimdi mi söyler be kardeşim:)))

Sayın Bakanım.

Bu arıya çok muhabbeti olanlara hayret ediyorum.Nasıl bir sevgi ise :)))

Bu muğlanın ileri .... olsa gerek:((((

Yahu söylettiriyorun beni be Bakanım.

Hasan Bey.

Bu yoldan artık dönüş yok.Bir defa 1 veya 2 çıtaya düşürdüğüm için artık eskisi gibi karşımda kuvvetli olamayacaklar.Bu memeyi kabul etmeseler bile bir şekilde kuzu kuzu benim verdiğim anaya razı olacaklar.

Mehmet Bey.

Acıdığımdan dersem yalan olur tırstığımdan bugüne kadar yaşamasına müsaade ettim.Geçen yıldan beri Baharda öldürürüm diye erteledim ama artık canıma tak etti.Benim arılıkta esamesi okunmayacak ama umarım köyde başka muğla erkekleri yoktur.

Elimde olsa bu arıyı ege bölgesine hapsederdim.Dışarı tek bir arı bile çıkmasına müsaade etmezdim.

Ege diyorum ,oradakiler bunu seviyor onlara saygımdan diyorum.Yoksa orada olsaydım yine haklardım.

NOT: Normak şartlar altında yazının çıktığı günün ertesi yorumlara cevap yazarım.Fakat dün il dışında olmam ve programımın çok yoğun olması sebepiyle yorumlarınıza cevap yazamadım.Hepinizden anlayış bekliyor ve özür diliyorum.

SLM ve Muhabbetle...