19 Ekim 2016 Çarşamba

ARILARDA SONBAHAR BAKIMI


Genel görünümden bir kesit.Resimde yakındaki ruşette olanlar bu yıl kendi ürettiğim yeni kolonilerim.Arka sırada da var ama resimde görünmüyor.Hala pano resim çekmeyi öğrenemedim gitti..


Hafta arasında Muhteşem Abi ve Sayın Bakanımızla bir araya gelme fırsatı bulduk.Cenaze dolayısıyla bir araya gelme fırsatını yine bakanımızın arılığında değerlendirdik.Bu arılığa hiç gitmemiştim.Yeri güzel fakat biraz düzene ihtiyaç var.Yani bir elden geçse iyi olur.


Bu yıl Arı yemim olmasına rağmen şurupumu yine kendim yapıyorum.Kazanım yaklaşık 180 litre şurup alıyor.Bir veya yerine göre iki çuval şekeri bir defa da kendim İnvert şurupa çeviriyorum.

Arı yemine bir kabahat bulduğumdan değil.Gayet güzel bir ürün.Maliyet farkından da kaçmıyorum.Fakat kendim yaptığımda içim daha rahat ediyor.Yakında keklerimi de kendim yaparsam şaşırmayın.


Arılığımda iyi durumda olan kolonilerimden birisi.


Kışlama pozisyonu almış , sıkıştırılmış bir koloni.

Üzerindeki kek sadri Abinin üzerinde uzun zamandır çalıştığı bir ürün.Geçen yıl sağolsun bana denemem için ürün göndermiş denemiş fakat arının keki almasında bir takım sorunlar gözlemlemiştim.Kendisine de iletmiştim zaten.

Bu yıl keki daha da geliştirdiğini söyledi.Göndermiş olduğu keklerin yarısını kovanlara koydum.Diğer yarısını da İlkbaharda vermem daha doğru olur diye düşündüm.

İnşallah beklentilerimizi karşılar.Piyasamızın doğru ürünler üreten firmalara ve kişilere ihtiyacı var.


*******************

Yine biraz uzun bir ara oldu.

Yıllık tatil aylarıma denk gelmesi işin biraz mazereti ama daha çoğunlukla kolonilerimin kış hazırlığının yoğun geçmesi.Körükçümün de firar da olması bütün işleri tek başıma yapmam demek.Akşam karanlığına doğru ancak işleri bitirebiliyorum , haliyle bir kare resim çekmeye bile fırsatım olmuyor.Biliyorsunuz ki resim olmadan da paylaşım yapmıyorum.

Önemli olan yine sahalara dönmüş olmam...

Yine bir sezon hazırlığına daha devam ediyoruz.Bu yıl takvimde biraz daha değişiklik yaptım.

Mesela geçen yıl Ağustos ortasında sağım yaptıktan sonra , peteklerin yalanması için kovana tekrar vermiş ve fazla bekletmeden yine almıştım.Bu petekler acısından biraz sorun oluşturdu.Gece sıcaklıkları yüksek olduğundan peteklerin bir kısmında güve sorunumu yaşadım.Yaklaşık 150/200 petek eritmeye ayırmak zorunda kaldım.

Petek bizim için önemli.Milli servetimiz..

Bu yıl ise ; sağım yaptıktan sonra yalatmaya verdiğim petekleri kovan üstünden almadım ama , kuluçkalık ile kat arasındaki ana ızgarasını da kaldırmadım.Hatta ızgara olmayan bala girmemiş kolonilere bile ızgara koyarak kat attım ve üstüne yalatmak için petek verdim.

Peki bu ne işe yaradı ?

İlk faydası polenli peteklerin güve sorunu kalmadı.

İkinci faydası , bu aylardaki polen kıtlığında ilave katkı yapmış oldu.

Üçüncü olarak araya ana ızgarası koyduğum için katlarda en ufak şurup , bal vesair hiçbirşey kalmadı.Kuluçkalık düzeni altta kurulmuş olduğundan arı ne var ne yok katttan aşağıya indirdi.

Tabii araya ızgara koyarken alt katta kuluçkalık düzenini de kurmuş olmalıyız.Beyaz çerçeve arada kalmamalı.Veya 4/5 çıtalık koloni 10 çerçeveye serbest bırakılmamalı.Yani alt katta sıkıştırma yapılmalı.

Belki bir tane negatif etkisi olmuş olabilir ama ona da çok ihtimal vermiyorum.Arının yirmi çerceve de dağınık kalması gibi.Fakat bunun çok sorun olduğunu düşünmüyorum , çünkü ben katları sökünceye kadar hava sıcaklıkları gece de dahil olmak üzere zaten yüksekti.

Sonuç olarak Kurban Bayramı boyunca katların hepsini söktüm.Bana da  sorunsuz tertemiz çerçeveleri sadece dizmek kaldı.Yani iş daha da pratikleşmiş oldu.

Peki devamında bu zamana kadar neler yaptım.

Yaptık demiyorum ,yaptım diyorum , çünkü körükçüm hala firarda..::))

Katlar söküldükten sonra sıkıştırmış olduğum kolonilerin iç düzenin kurulmasına devam ettim.Ara ara sıvı besleme zaten yapmıştım devam ettim.Kek ise sağım arkasından sonra kolonilerin üzerinden hiç eksilmedi.

Varoa ilaçlaması da yine sağım arkasından düzenli olarak devam etti.

Bu yıl diğer yıllara oranla daha fazla varoa görüldü.Hala da mücadeleye devam ediyorum.

Diğer bir sorun ise Nosema....

2015 yılında Fumudil B kulanmıştım .Tedbir amaçlı.Nosema belirtisi falanda ortada yoktu.2016 İlkbaharında Nosema için önerilen daha farklı ilaç kullanmış ve ciddi miktarda arı kaybı yaşamıştım.Kızdım ve daha hiç kullanmadım.

İki hafta önceki kontrollerde iki kovanımda ani arı nüfusu düşüş gördüm.Sonraki hafta yine başka iki koloni de görünce ,abdestimin kaçmasına yetti.

Nosema Serena yani gizli enfeksiyon olabilme ihtimali var demektir bu.Aslında bu dört koloni buldukları yanlış bir nektar kaynağının kurbanı da olmuş olabilirler ama olmayabilirler de..?????

Yani kafam karıştı.

Tekrar hem vitamin hem de Fumudil B uygulamasına başladım.Bu hafta sonunda ani düşüş gözlemlemedim.Buna mukabil kolonilerimi daha hareketli ve canlı gördüm.Yani görünüm durağandan pozitife döndü.

Yazacak çok şey var ama vakit darlığım da var.Bu haftalık bu kadar.İnşallah gelecek haftalarda ,Peteklerin saklanması , arılık düzeni , ilaçlama , vitaminler , besleme ve diğer konular hakkında paylaşıma devam edeceğim.

Allah bize bu nefesi verdikçe....

SLM ve Muhabbetle...





2 yorum:

Ali Türk dedi ki...

Yusuf resim çekmek sanattır,tabi sanata makinada yardımcı olmalı, ben istediğim resimleri çekemiyorum nedendir anlamıyorum makina benim gördüklerimi görmüyor.
Uzun zamandır bir araya gelemiyorduk zoraki olsa da buluştuk,arılığıma laf yok ben düzenli yerde çalışamam :) Burası askeriyemi düzenli olsun, zaten ana arılar farklı açı ve düzensizlik olursa kutularını karıştırmıyor :)
Maşallah senin kazanda yeniçeri kazanlarına benziyor, en iyi şurup kendi yaptığın şuruptur, hazırların içinde ne olduğu belli değil.
Sanada körükçü dayanmıyor, Veysel gelip gitmiş garibimin resmi bile yok, ben körükçü olsam bende kaçarım :)
Kek konusunda ben fondon şekerini tek geçerim, en ucuz ve en uğraştırıcı kek fondan, sadece bir sıkıntı var aynı fabrika aynı ayarda mal çıkartamıyor aynı kutudan cıvık paketler çıkıyor, kek katı olmalı akmamalı.
Sadri abinin kek biraz tuzlu olmasa arılar kemire kemire bitiremiyor:)

Sağlıcakla kal.


yusuf şimşak dedi ki...

SLM...

Sayın Bakanım.

Makinaların teknolojisi senin arkanda kalmış :)

Senin şu son dakikacı çözümlerin yok mu ...::)) Öldürüyor beni....

Bence arıcı kendisine yetebilmeli.Herşeyini yapabilmeli.Gelecek yıl ana yüzüklerini yapmaya çalışacağım mesela...

en azından içimiz rahat oluyor.Aksi halde bize ne sattıklarından bir türlü emin olamıyoruz.

Körükçülerime laf yok.Veyseli o gün öyle bir çalıştırım ki , 6 ay daha gelmez garantili..::))

O gün bile lafını yaptık Veysel ile.Akşam oldu hala koşturuyoruz bir resim alamadık..::))

SLM ve Muhabbetle...