27 Nisan 2016 Çarşamba

NİSAN AYINI DA BİTİRDİK


Nisan bitti bizim arılıkta değişen fazla birşey yok.Toplam katlı kolonim 12..

Benim kızların hiç mi hiç acelesi yok.

ehh artık vardır bir bildikleri...


Kızlarımın bazılarını ayrı seviyorum.Böylesine güzel çalışan bir anaya ne denir ki....


Bende artık bir adet halini almaya başladı.Her yıl yeni birşeyler denemeye bayılıyorum.İşler ters gittiğinde de avazım çıktığı kadar bağırıyorum::))


Bu çıta yanakları Apimayenin üretimi.Çıta yanaklarının birleşme düzeyleri asgariye indirildiği için arının çıtaları birbirine de yapıştırması büyük ölçüde engellenmiş olacak.


Bu da kovanındaki genel bir görüntüsü.

*******************

Mevsim geldi geçiyor.Meyveler birbiri ardına çiçeklenmelerini tamamlıyor.Doğa tam gaz yoluna devam ediyor.

Kiraz çiçeklenmesi bu hafta sona erdi.Şuan akasyalar açık.

Benim arılıkta ise işler yolunda mı desem değilmi desem emin olun bilmiyorum.

Her hafta sonu yeni bir heyecan ve motivasyonla kovanlarımın başında kendimi buluyorum ama gazımın kaçması fazla uzun sürmüyor::((

Bir,iki ,üç....derken bakıyorum beklenen gelişme yok...vur bir tekme diyorum ne hali varsa görsün....::((

Arılığımda iki yaşını geçmiş bir tane ana yok...

%70 2015 anası.

Düşündüğümde benim tarafımdan yapılması gereken herşey yapılmış.Daha ne istersiniz bre....

Günümü kızgın bir halde tamamlıyorum ama pazartesi ofisimde arşivime baktığımda son yılların hep aynı şekilde geçtiğini görüyorum.

Züğürt tesellisi işte ama ne yaparsın.Benim arılığın kaderi bu....

Bazı kolonilerimde bu hafta ufak bir kıpırdanma var.Yavru alanlarını istediğim düzeyde açtılar.Bunun farkını iki hafta içinde görürüm.

Fakat bazı koloniler var ki daha şimdiden teslim bayrağını çekmişler.

Mesela , koloni kışa 6 çıta girmiş , şuan hala altı çıta...İnsaf be kızım, aylardır ne yapıyorsun sen , demezler mi adama ....

Kendi bilir...

Şunun şurasında 15/20 günü kaldı.Ümüğünü sıkmam yakındır.Arıdan kurbanlık olmuyor ki , etinden yararlanam::))

Mayıs 15 de bala girecek koloniler , destek kolonileri ve bölünecek koloniler şeklinde arılarımı sınıflandıracağım.Çizgiyi geçen bir yıl daha yaşama şansını elde eder.Diğerleri ise malum sona doğru yol alır...

Tehditse tehdit...::))

Kovan içinde çıtaların sürtünme düzeyini en alt düzeye indirdiğimizde , el demirine bile gerek kalmadan kovandan çıta çekebileceğimizi bir düşünün...

Ben düşündüm...

Çıta yanaklarını plastik yanak kullanarak şimdilik bunu yaptım.Bu işlemi çıtanın kendisine de uygulayabilirsiniz ama işçilik ve zamanı göz önüne aldığınız da bu bir sorun teşkil edebiliyor.Özellikle de çıtayı kendiniz yapmıyorsanız.

Bu yıl plastik yanakları deniyorum.Sürtünme düzeyleri çok az.Arı buralara fazla propolis koyamayacaktır.Dolayısıyla biz çıtayı almak istediğimizde el demirine bile gereksinim duymadan çıtayı kovandan alabileceğimizi düşünüyorum.

Nihayetinde bu da bir şekilde zamandan tasarruftur.

Fakat yinede denemeden ne sonuçlar getireceğini tam olarak kestirmem mümkün değil.Bu sezon saha da testini yapacağım.Bakalım sonuçlar ne olur.

Kolonilerimin gelişme konusunda sıkıntıları olsa da , Allah'a şükür başka bir sıkıntım yok.Ne sert bir arı , ne hastalık ne varoa , ne yavru çürüklüğü vesair gibi bilumum hastalıklardan hiçbirisi yok.En azından bu konuda içim rahat.

Nisan ayını da artık geride bıraktık , önümüzdeki maçlara bakıyoruz....

Bu yıl kesin ŞAMPİYONUZ...

BEŞİKTAŞ diyorum o kadar .....

SLM ve Muhabbetle...

10 yorum:

muhteşem turunç dedi ki...

Yusuf abim benim.
Bloğunu düzenli güncellemen ve arılığın hakkında uygulamaların hakkında bilgi veriyor olman güzel. Çıta yanaklarını beğendim. Bulabilirsem deneyeceğim. Sır alma konusunda kullanışlı olacağı kanaatindeyim.
Ancak arılarının durumu konusunda ben susma hakkımı kullanmak istiyorum.
Sağlıcakla kal.

A. Gökhan Dellal dedi ki...

Yusuf Bey Selamlar,
Bloğunuzu uzun zamandır takip ediyorum.
Size bu sene bir kaç adet Buckfast göndereceğim, birde bunları deneyin. Elbette dışarıdan polen vs. gelmedikçe arıda bir şey yapamaz, ama Buckfastı denemeniz sizin için faydalı olacak.

Plastik yanakları boşuna almışsınız, tohumladığım ana arıdan üreteceğiniz analar fazla propolis taşımayacaklar:)
Selamlar

erdal talha başaran dedi ki...

inşallah kolonilerin gelişir ama senin strafor kovanlar işe yaramadı galiba.aldığından beri takip ediyorum.sanırım bazı sorunlardan yaşadın.hayırlısı bakalım

yusuf şimşak dedi ki...

SLM...

Muhteşem Abim.

Bedava ve karşılıksız paylaşımı hep beraber yapıyoruz.Senden öğrendim , bilirsin.Bizim ekip kuldan değil , Yaratandan dan bekliyor...

Çıta yanağı bulabilirsem ne demek.Yeterki sen iste , kölen olsun.

İnşallah sezonu yine iyi tamamlayacağımızı düşünüyorum ama mevcut durumda da bağırmadan edemiyorum işte , ne yaparsın::))

Gökhan Bey.

İlginize teşekkür ediyorum.

Verim ve gelişim konusunda ırk farkı elbette önemlidir.Yöresel farklılıklar felan.Elimde bulunan ırkta nihayetinde Karniol.Şahsi görüşüm sorunumun çuğunluğu mera kaynaklı.Umarım benim meraya daha uyumlu ırkı yakalarım da benim bu sızlanmalarım sona erer.::))

Hani deriz ya ; Tedbir kuldan , Takdir Allah'tan...Ben tedbir alayım da varsın o yapmasın...

Erdal Bey.

Strafor kovanların kışlama farkını tartışmam bile.Şayet ahşap kovanlarda olsaydım durumum çok ama çok daha farklı olurdu.

Sorunum strafor kaynaklı değil.

Strafor kovanlarımın bence tek eksi yönü altının plastik olması.Tamamen strafor olan ruşetler ile onların arasında gelişme farkı var.

Gezginci arıcılar içn birşey söyleyemem.Ben hep sabitim.Strafor kovanı değerlendirirken ve benim yazılarımı okurken mutlaka sabit arıcı olduğumu ve de Karadeniz iklimine sahip olduğumu gözardı etmemelisiniz.

SLM ve Muhabbetle...

erdal talha başaran dedi ki...

benim kovanlarda ağvada.köyde ben ve diğer arkadaşların kovanları senin arıların durumuna göre daha ileri sanırım.orasıda karadeniz iklimi.benim kanaatimce strafor kovanlar abartıldığı gibi değil.sende daha fazla olmadı alalı.hevesin var .henüz sonuçlarını tam görmemiş olabilirsin.benim düşüncem ilk yıllar geçsin.ufak ufak ahşab kovana döneceğin kanatindeyim.inşaallah beklentilerini verir.belki çalıştığın analar bu yöreye uygun değil.gökhan beyi dikkate almalısınız derim.kolay gelsin

yusuf şimşak dedi ki...

SLM...

Erdal Bey.

Yazılarımı düzenli takip ediyorsanız kovanlarımın darbe yeme sebepinin Mart başında verdiğim uyduruk bir nosema ilaçından kaynakladığını göreceksiniz.

Ben strafor kovan imalatcısı veya satıcısı değilim.

Niye sonuç almadığım bir ürüne onca para yatırıp reklamını yapayım.

Ahşap kovanlarım hala elimin altında duruyor.Beni engelleyen ne ?

BU saatten sonra ben ahşapo kovanlara sadece zevk için arı koyarım.Ki bu hafta sonu iki ahşap kovanımı arılandıracağım.

SLM ve Muhabbetle...

erdal talha başaran dedi ki...

kolay gelsin .allaha emanet ol

Ali Türk dedi ki...

Yusuf bey önce sürüm sürüm sürün diyeyim de bir rahatlayayım, sonra analizlere geçeyim :))

Önceki yayınlarında var, arıları geliştireceğim diye vitamin veya doğal ürünleri şuruba katıp arıları öldüren sen, gelişmeyen ise arılar oluyor.
Şurupluk arı ölüsü doluydu diyordun, bu şuruplıkta kalanlar, arıların taşıdığını görme imkanımız yok.
Aynı ırk arı bir yerde gelişiyor bir yerde gelişmiyorsa sorun sende ve bunun cevabını en sona bırakacağım.
Kendi arılarımdan örnekler vereyim, benim gibi kışa iki çıta arı sokan olmamıştır, 18 kasımda bile 2 çıta arı bölüp kışa sokmuştuk. Ben 50 yaşını geçtim ve kendimi bildim bileli hep arımız olmuştur. Arılarla bunca yıl uğraşmama rağmen çözemediğim çok şey var yani her şeyi henüz öğrenemedik öğrenmeye devam ediyoruz. Gerçi bazı yavşaklar tecrübe ile dalga geçiyorlar yani tecrübeler kötü bir şey...
Dört yerde arım vardı, darıcadaki arılar neredeyse yavruyu hiç kesmedi. Gebze ve pelitli yavru kesti kesmedi arasında gidip geldi.
Ovacıkta ise belli bir dönem hiç yavru olmadı.
İşin en garip tarafı ise ovacıktaki arılar darıcayı bile solladı köpük ruşetler birden 6 çıtaya çıktılar. Aynı gelişme diğer yerlerde neden olmadı hala çözmeye çalışıyorum...
Ovacıkta erken baharda açan beyaz püren var ve ruşetlerdeki dalaklardaki balı yediğimde bu beyaz pürenin kokusu geliyor.Gelişimin kaynağı zannedersem erken polen ve bal veren bitkilerde.Geri gitmenin nedenide başına sürmeye ilaçları olmayan kellerin her derde deva olması.
Gelelrim senin ilacına.
Kaçsefer söyledik, yakınında bir tarlaya kanola ek diye. Ben ekeceğim başkaları faydalanacak diye ekmedin. İlaç ve vitaminlere verdiğin yarı parasına bu işi hallederdin üstüne de faydalananlardan sevap alacaktın, şimdi sürünmeye devam edebilirsin :)
Geçen yıl bizim denizli köyünde Bekir abiye kanola ektirdim bana dediği şudur kanola bitti arılarda durdu petek kabarmasıda durdu çalışmasıda durdu demişti.
Senin bölgende erken polen ve bal verecek bitkiye ihtiyaç var bu iş ormana tohum serpmekle olmaz. Bende yandaki ekin ekilen tarlaya 2 kilo kanola septim, bir kaç taneden başka çıkmadı :(

Sağlıcakla kal.

yusuf şimşak dedi ki...

SLM...

Sayın Bakanım.

Beni sucunun ahı tuttu.adam ile fazla mı kafa buldum ne yaptım anlamadım.Bir sucudan kaçarken onlarca sucuya yakalandım::((

Ben ettim ben buldum diyecem ama adamlar bir şekilde bizi kekliyor::((

Elbette öğrenecek çok şeyimiz var.Onun için hergün yeni birgün.

Evet , suda kızlarımı boğdum.Giden gitti ama.Amma velakin geri kalan kızlarımın yeni birsayfa açmaları ve benim beslemelerime cevap vermeleri gerekiyordu.Benim sızlanmam ; arılarımın neden üç katta olmadığından değil neden yeterince gelişmediklerinden.

Sen benim köyümü bilmezsin.

Köylünün arılarının yakınında abim 7 kg. bal şişesini düşürdü kırdı.Köylümün arıları da bayram etti tabii..Fakat köylüm sence ne desin.....

Senin yüzünden arılarım mahvoldu:::((((

Kalkmış bana köye tarla ek diyorsun:::))

Ben balı verdim şikayet yedim :::)))

SLM ve Muhabbetle...

MİNİK ARICI dedi ki...

Sayın Yusuf Bey
Selamün aleyküm
Bizden kaynaklanan teknik bir arızadan dolayı iki haftadır takip edemiyorum.
En azında yazıları okuyabiliyorum...
Buna da şükür.
Yıkılmadık, ayaktayız...
Sevgili dayımın takımı BJK. Süper kara kartallar.
Selam, saygı ve muhabbetle...