29 Kasım 2012 Perşembe

TERASTA ARI BAKIMI


                                     
Ettim eyledim bu hastalığı anama da bulaştırdım...sayılır::))

Ufacık ruşetlerim ona emanet.Başlarında sarıca nöbeti tutuyor.Yakaladı mı anında kelleyi götürüyor.

Babamında arıya ilgisi çok fazla ama o arıdan korkuyor.Ne yaptımsa o korkusunu bir türlü attıramadım.Bir defa ikna ettim arılığa bakıma götürdüm,olacak buya gel sen bir arı tam kaşından vur::((

Göz mosmor ...gidiş o gidiş...Babamla şimdilik sadece arı muhabbetini yapabiliyoruz.
 Terasın genel bir görüntüsü.Köşede yavru kuzularım...
 İki adet üç cıtalık ufak ruşetlerim.Muhafazalı halleri böyle.
 Yapay yalıtım ...Ruşetçiklerimin etrafını içi elyaf yorgan ile bir güzel sardım.Üstüne de branda kovan örtüsünü  
yerleştirdim mi,işlem tamam oluyor.
 Yarım çıtalık ruşetim.Bu koloni aslında 3 çıta civarında mevcutu vardı.Yazlıkta yağmaya uğradı ve bir avuç arısı kaldı.Askerini kaybettiğinden şimdi terasta da sarıca eşek arılarının tacizine maruz kalıyor.İş anama düşüyor anlayacağınız:)
 Bu ruşetin bir tane yavrulu çıtası var ve onun bir yüzünün görüntüsü.
 Aynı çıtanın diğer yüzünden bir görüntü.
 Bu ise yarım çıtadan biraz daha fazla ama bir çıta arısı var diyemiyorum.
 Bunun iki çıtasında yavru var.Çıtanın bir yüzü.Diğer yüzünde de yine aynı oranda yavru var.
 İkinci yavrulu çıtası.
 İkinci çıtanın diğer yüzü.
Bakım ve kontrollerini yaptıktan sonra üstlerine keklerini koydum.Bu ruşete ise biraz ayrıcalıklı davrandım ve bal da koydum.İki çıta da yavru olunca hakettiler doğrusu.

Bu aralar kovanlarda yalıtım üzerine kafa yoruyorum.

Bazı arkadaşlarımızın dudak büktüğünü görebiliyorum::))

Almanya da Mehmet Yüksel kovanların alt ızgarasını açarken , sen burada kovanda yalıtımdan bahsediyorsun::))

Arıcılıkla ilgili konuları değerlendirmeye tabi tutarken dikkat etmemiz gereken en önemli nokta bulunduğumuz coğrafi nokta ve arılarımızın durumu.

Mehmet Yüksel Almanya da arılarını kışa sokarken 15-20 çıta arası mevcutla iken ben kışa girerken 6-7 çıta ortalamasındayım.

Yani aynı şartlarda değiliz.

20 çıtalık bir mevcuttaki arının altını açmaz isen zaten kış ortasında oğul verdirirsin arıya::))

Diyeceksiniz ki arı soğuktan ölür mü ...yokkkk ölmez.

O halde neden yalıtım???

Koloni de arı mevcutu 6 çıta ve üstü ise yalıtıma gereksinim yoktur.Fakat kolonide arı mevcutu 5 çıta ve altı ise bu sefer kovanda yalıtım önem kazanıyor.

Yani ruşetlerden bahsediyorum.

Şimdi benim arılığım da 2,3,4,5 çıta arı mevcutu olan ruşetlerim var.Ofiste ve Terasta 0,5 ve 1 çıta arı mevcutu olan üç çıtalık ruşetlerim var.

Birisi bana bu mevcuttaki ruşetin yalıtıma ihtiyacı olmadığını söylesin bende dinleyeyim.

Geçen yıl terasta  2 çıtalık arısı olan ruşetleri kışlatmış ,üç ruşetten kışı çıkaran olmamıştı.

Görünürde açlık vesair gibi hiçbir belirti yok.Sadece arı ölüsü var.

Bunun sebepini daha iyi anlamak ,koloni de yalıtımın artısını ve eksisini görebilmek için terastaki yarım çıtalık kolonilerimi sarabildiğim kadar sararak bir nevi yalıtım yapmaya çalıştım.

Bu kolonileri saralı bir hafta oldu.İlk gözlemim arı bahar modunda yavru alanını genişletmiş.Şuan için beklediğim gibi.Bundan sonrası  ise , kışın çetin şartlarında bu kolonilerin ne yapacağı.

Bakalım mevcutunu artırarak kışı beklediğim gibi atlatabilecek mi.

Bu ve bunun gibi soru ve sorunların cevaplarını uygulamalı görmek benim açımdan iyi bir deneyim olacak.

SLM ve Muhabbetle...



9 yorum:

MUHTEŞEM TURUNÇ dedi ki...

Yusuf abi ruşetleri sağlam ele teslim etmişin merak etme. Kış oyuncağı olmadan biz arıcılar napacaz o nedenle bende sende balkonda terasda oynayacak oyuncaklarımızı kurmuşuz boş ver kim ne derse desin. Sağlıcakla kal.

Mirili dedi ki...

Selamünaleyküm;

Yusuf abi vaziyete bakılırsa arı kışlatmak balkonda daha kârlı gibi :)

Bahara ballarını da görmen dileği ile hayırlı günler...

ALİ TÜRK dedi ki...

Yusuf çok zayıf ruşetlerin girişlerini delikli aparatla kapatmamak gerekiyor. Yani senin ruşetlerin muslukları parmak girecek kadar deik olsa yeter gerisini süngerle tıkasan daha iyi olur. Annenden belki babana arı sevgisi geçebilir diye düşünüyorum.

Sağlıcakla kal.

Taşkın ÖZŞAHİN dedi ki...

selamlar
geçen yıl 1 çıta arıyı kıştan çıkardım
hazıranda 20 çıtada idi
bu işler bölgeye göre değişiyor sahil kesimde çıkar
iç bölgede çıkmaz
kovanda bal varsa çıkar yoksa çıkmaz
başarılar

İlhami Uyar dedi ki...

Yusuf bey kuvveti arı yiyeceği oldumu sorun olmuyor bazı zorlukları kolay aşabiliyor,zayıflar ilgi göstermeyince maalesef kıştan çıkmaları zor oluyor,kadınların arılara bakışı annelik duygusundan olsa gerek başka oluyor,hatun çok korkuyordu tecrübe edindikçe pek korkusu kalmadı ve arılardaki çalışma ortamı ve devamlılık onu düşünmeye mecbur etti,kolaylık başarı dilekleri ve saygılarımla

yusuf şimşak dedi ki...

SLM...

Muhteşem Abi.

Oyuncaklar her yerde.Ofisimde,terasta ve köye.Onları izlemek bir zevk.Hel de kuzu gibi olunca daha da keyif veriyor.

Benim meramım bu aşıyı Babama yapmak.Arıyı çok seviyor ama aynı oranda korkuyor.Arıyı sevmese neyse ama sevdiği için uğraşmaya değer.

Fatih Bey.

Şimdi söylediğini ciddiye alacaklar::))

Ofiste ufacık ruşetleri gören misafirleri hemen '' aaa bal getiriyorlar mı'' ::((

İnsanlar günü her saati arınınbal taşıdığını zannediyorlar.

Yapılan mantığa uygun değil.Normalde yapılması gereken ,zayıfları birleştir gitsin.Uğraşmaya değmez.

Fakat bunlardaki amaçlar farklı.Yani bir sebepi var.

Sayın Bakanım.

Hava alabildikleri tek delik orası.Onu da daraltmamı öneriyorsan bilmiyorum.Haklı olabilirsin.

Son kararın mı ?

Taşkın Bey.

Geçen yıl bende bir çıta arılı koloniyi bahara çıkardım ama ofisimde.Aksi zor .

İlhami Abi.

Abi yiyecek sorun değil.Yeterli stokları var.Bunun gibi ufacık ruşetlerin daha çok ısınma ve ısıtma problemleri oluyor.Bunu da yalıtım ile aşabileceğimi düşünüyorum.

Bakalım bekleyip göreceğiz.


SLM ve Muhabbetle...

ERZİNCANLI ARICI VECDİ dedi ki...

Yusuf bey,arılara bu kadar itina gösterildiğine göre bir nedeni vardır.Bizler biraz fikir çatışmamıza girmemize neden,bölgelerin kendine özgü şartları,yani rakım farkı,nem farkı,ısı farkı, flora ve zaman olgusudur,göz önüne almazsak anlamsız uzayan tartışmalara neden olmaktadır.Düşüncelerimize bunları katarsak görüş açımız geniş olacaktır.Bunlar sende benden daha fazlasıyla vardır.Arının kış salkımında sırt sırta ve yan yana sokularak,kış sakımını oluşturması ve bu salkımında içten dışa dogru elips şeklinde hareket vardır.Onun için sonbaharda çerçeveleri yer değiştirmemek gerekir.Bizde asloan bir kış durumu sizde geçerli olmayabilir.Katı bir şekilde böyle olacak dediğimde sizlerin cografi ortamda yanlışa düşerim.Sizlerin 2 çerçevede arı kışlatmasını bizim iklim koşullarında uygulamaya kalkan arıcıların hepsinin sonu hüsran olacaktır.Yorumun uzun olmasından dolayı özür diler,saglıcakla kalın.

Zafer ANLAYIŞLI dedi ki...

Yusuf kardeşim,
arıcıalar aşı olamdan duramaz sende ofiste, evde,köyde maşallah her yerde arın var...Evet tek sorun şu babalarımızı bir alıştırabilsek. Babam ilk zamanları en azından şurup veriyordu sonra noldu bilmem artık onuda yapmıyor.Yoksa ben böylemi olurdum be...

yusuf şimşak dedi ki...

SLM...

Vecdi Abi.

Bölgesel ve coğrafi şartları dikkate almadan yapılacak bir değerlendirme hatalı olacaktır.

Mesela ; 2009 yılın da Karadeniz e yaptığım bir gezide öğrendim ki arıcılar bal sağımının arkasından Eylül ayı civarında arılarını bölerek çoğaltıyorlar.

Vayy bee dedim::))

O yıl bende aynı sistemde bütün kolonilerimi böldüm.

O yıl ne çektiğimi bir ben bilirim bir de Allah...

Bu kararı verirken ,bölgesel şartları göz önüne alsaydım kesinlikle bölmezdim.

Yorum uzun olmuş sen bunu dert etme be abi...uzun yoruma uzun cevap::))

Zafer Abi.

Arıcı ,arısız yapamıyor.Kış bile olsa.Oyuncağı elinden alınmış bir çocuk gibi...

Benim baba korkuyor.Ama senin ki de suç sende.Bak ne güzel arılığa kadar sokmuşsun,bakım yaptırmışsın ve niye devam etmiyor diyorsun.

Abi Babanın ağzına bir parmal bal çalmamışsın ki be abi::))

SLM ve Muhabbetle...